Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/15284 E. 2011/10258 K. 28.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15284
KARAR NO : 2011/10258
KARAR TARİHİ : 28.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … geldi, davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, elektrik aboneliği sözleşmesi uyarınca davalıya olan elektrik borçlarını düzenli ve zamanında ödemesine rağmen, 19.9.2002 tarihinde davalı idare tarafından 146.000 YTL bedelli fatura düzenlendiğini, fatura tutarının fahiş olup bu miktar elektrik tüketiminin mümkün bulunmadığını ileri sürerek borçlu bulunmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı, davacıya eksik sarfiyat ve kaçak kullanım nedeniyle tahakkuk ettirilen miktarın doğru olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davalıya 112.680.79 TL borçlu olmadığının, borcunun 33.319.21 TL bulunduğunun tesbitine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı tarafından açılan menfi tesbit davasında, Mahkemece, 8.10.2009 tarihli karar ile davacının borçlu olduğu miktar tespit edilerek davanın kısmen kabulü ne karar verilmiştir.
Ne var ki karar tarihinden sonra 25.02.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel …
sigortası kanunu ve diğer batı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkındaki 6111 Sayılı Kanunun 1. maddesi g) fıkrası ile 2560 S. Kanun kapsamında kalan idarelerin vadesi 31.12.2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde, bu kanunun yayınlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtilerek, aynı kanunun 18. maddesi hükmü gereğince borçluların bu kanun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri yönünde hak tanınmış ve böylece borcun yeniden yapılandırılması yönünde bir düzenleme getirilmiştir.
Somut olayda davacı aleyhinde kaçak elekrik kullanım tutanağı düzenlendiği, böyle taleplerin 6111 S. Kanun kapsamında kaldığı açık olmakla, davacının 6111 S. Kanun hükümlerinden faydalanması konusunda müracaat edip, borç ödendiği takdirde davadan vazgeçilmesi veya dava konusuz kalacaktır.
Bu durumda davacıdan 6111 S. Kanun gereğince borcun yapılandırılması konusunda talebin olup olmadığının sorulup, talebi olduğu takdirde bu konuda tarafların delilleri toplanıp sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın Bozulmasına, 2.bentte açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının daavalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.