YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/369
KARAR NO : 2011/11058
KARAR TARİHİ : 05.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı avukat ile 17.2.1992 tarihli vekalet sözleşmesinin yapıldığını, Özelleştirme İdaresince … Turizm A.Ş.nin feshedilerek şirketleri ile birleştirilmesine karar verilince, münfesih … A.Ş.’nin … Üniversitesi Rektörlüğü’ne karşı açtığı davanın takip ve sonuçlandırılması için davalı avukata 24.9.2003 tarihli yazı ile talimat verildiğini, ancak davalı avukatın dosyaya vekalet sunmadığı gibi, dosyayı takip etmediğini bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve bozmadan önce verilen karar gereğince kendilerine ödenen bedelin istirdadının talep edildiğini ve 19.623 YTL.’yi ödemek zorunda kaldıklarını, davalı avukatın bu ödemeye sebep olduğunu, ihtara rağmen zarar tutarının da ödenmediğini ileri sürerek 19.623 YTL.’nin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, dosyayı takip etme görevinin kendisine dosyanın temyizi aşamasında bildirildiğini, bu aşamadan sonra Yargıtay bozma ilamının ve yeni duruşma gününün dosyaya azlini bildirmeyen önceki vekil …’ya tebliğ edildiğini, sorumluğun bu vekile ait olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı avukatın ve bundan önce görev yapan avukatın eşit sorumlu oldukları kabul edilmekle, 13.165,22 TL olarak hesap edilen davacı zararından davalının sorumlu olduğu yarı nispetindeki 6.582,61 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır. ( BK. 386-390 ) Vekil, vekâlet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. ( BK. 321/1 md. ) Öyle olunca davalı avukat, davacının tahsilinden mahrum kaldığı alacağın tamamından sorumlu olup, Mahkemece her iki vekilin eşit oranda kusurlu olduğu kabul edilip davacı alacağından %50 oranında indirim yapılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davacısı münfesih … A.Ş olan … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/286 esas sayılı dosyasında 4.4.2003 tarih ve 2003/403 karar sayılı karar ile 1.978.422.390 TL’nin(eski) 15.11.1994 tarihinden itibaren reeskont faizi ve KDV’si ile birlikte davalı Rektörlükten tahsiline karar verilmiş olup, bu karar Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 24.3.2004 tarihli bozma ilamı ile, davalıya gönderilen 27.9.1996 günlü yazı ile borcun ödenmesinin istenildiği, bu yazının davalıya tebliğ tarihi araştırılarak bu tarihten, temerrüd kanıtlanmadığı takdirde dava tarihinden reeskont faiziyle alacağın tahsiline karar verilmesi gerektiği yönünden bozulmuştur. Ne var ki, Mahkemece davacının bu dosyada mahrum kaldığı alacağı hesap edilirken dava tarihinden itibaren asıl alacağa reeskont faizi uygulanmış, yukarıda bahsi geçen Daire bozma ilamında da belirtildiği üzere 27.9.1996 tarihli yazının tebliğine ilişkin araştırma yapılmamıştır. Öyle olunca Mahkemece, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 24.3.2004 günlü bozma ilamında bahsedilen 27.9.1996 günlü yazının Rektörlüğe tebliğ edilip edilmediği araştırılmalı, edilmişse davacının mahrum kaldığı faiz alacağından da davalı avukatın sorumlu tutulması gerekirken bu yönde inceleme ve araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerden dolayı temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 293.26 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 97.75 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 5.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.