Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/5155 E. 2011/8153 K. 21.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5155
KARAR NO : 2011/8153
KARAR TARİHİ : 21.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.02.2010 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, mera komisyonunca yayla olarak sınırlandırılan 498 ada 10 parsel sayılı taşınmazının yayla ile ilgisi bulunmadığını ileri sürerek mera komisyon kararının iptalini istemiştir.
Davalı, komisyon kararına süresinde itiraz edilmediğinden hak düşürücü sürenin geçtiği ve taşınmazın kadim yayla olduğu gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 30 günlük dava açma süresinin geçirildiğinden söz edilerek dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mera komisyonu kararının iptali istemine ilişkindir.
4342 sayılı Mera Kanununun 13/5 maddesi hükmü uyarınca, komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde asliye hukuk mahkemesine, kadastro yapılan yerlerde ise kadastro mahkemesine dava açılabilir. Aynı yasanın 21/2 maddesinde ise tahsis kararlarında belirtilen haklara tahsislerin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tespitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği ve bunlara karşı dava açılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Mera Kanununun 13/5 ve 21/2 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, kanun koyucunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun hak düşürücü süreye ilişkin
hükümleri arasında paralellik sağlamayı amaçladığı görülecektir. Gerçekten, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/1 maddesi hükmü gereğince 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir ve kadastro mahkemesinde dava açma olanağı kalmaz. Ne var ki, aynı yasanın 12/3 maddesi gereğince kadastro tutanaklarında yapılan hak ve tespitlere karşı 10 yıl içinde genel mahkemelerde dava açılması mümkündür. Görüldüğü gibi, 30 günlük dava açma süresi Mera Kanunu ve Kadastro Kanununda benzer amaçlarla düzenlenmiş olup bu düzenleme ile dava açma süresi ile birlikte görevli mahkeme de belirlenmiştir.
Hal böyle olunca, mera komisyonu kararlarına karşı 4342 sayılı Mera Kanununun 13/5 maddesi uyarınca 30 günlük sürede açılan davaların asliye hukuk mahkemesinde, kadastro yapılan yerlerde ise kadastro mahkemesinde açılması gerekir. Bu süre geçtikten sonra tespitten önceki hukuki sebeplere dayanılarak 21/2 madde uyarınca 5 yıllık süre içinde açılan davaların ise asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Dava konusu, 3.707,65 metrekare yüzölçümlü, iki adet kargir ev niteliğindeki taşınmazın davacı … adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Mer’a komisyonunca yayla olarak sınırlandırılmasına ilişkin askı ilanı 16.10.2009-16.11.2009 tarihleri arasında yapılmış, eldeki dava ise 23.02.2010 tarihinde açılmıştır. Görülüyor ki, dava 4342 sayılı yasanın 21/2 maddesi uyarınca 5 yıllık süre içerisinde açılmıştır. Bu nedenle, mahkemece işin esası incelenip bir karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü süre geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 21.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.