Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/7518 E. 2011/8616 K. 30.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7518
KARAR NO : 2011/8616
KARAR TARİHİ : 30.06.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.05.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, intifa hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 161 ada 6 parsel sayılı davacı köy tüzel kişiliğine ait mera alanı içinde kalan 02.03.2011 havale tarihli harita ve kadastro mühendislerince tanzim edilen rapor ve ekindeki krokide … renkle gösterilen 36.75 m2’lik yere davalının müdahalesinin men’ine ve taşınmaz üzerindeki davalıya ait verici istasyonu ile tüm tesislerin kal’ine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmaz Çamiçi Köyü orta malı olarak 22.08.1994 tarihinde köy orta malları siciline kaydedilmiştir. Davacı köy intifa hakkı sahibi olduğu mera parseline, davalı tarafından verici istasyonu kurularak, direk dikilerek ve tesisin etrafı çevrilmek suretiyle müdahale edildiğini belirterek müdahalesinin men’i ve tesisin kal’i istemiyle dava değerini 5.000,00 TL göstererek sulh hukuk mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece, iki harita mühendisinin katılımı ile keşif yapılmış ve davalı tarafından da 36.75 m2’lik yerin etrafının çevrildiği, üzerinde davalıya ait demir direk ve konteynerin bulunduğu rapor edilmiştir. Ancak, davalının kullandığı 36.75 m2’lik yerin ve demir direk vs’nin dava tarihindeki değeri hesaplanmamıştır.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi gereğince müdahalenin men’i ve kal gibi taşınmazın aynına taalluk eden davalarda taşınmazın değeri ve yıkımı istenen unsurların değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemenin görev konusunu düzenleyen HUMK’nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Gerçek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Böyle olunca mahkemenin görevini müdahlenin men’ine karar verilmesi istenen zemin değeri ile kal’i istenen yapıların değeri belirleyecektir. Bu nedenle dava konusunun davanın açıldığı gündeki değeri keşfen belirlenip görevli mahkemeyi tayin etmek, şayet sulh hukuk mahkemesi görevli ise davayı esastan karara bağlamak gerekirken mahkemece görev hususu dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.