YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10492
KARAR NO : 2011/5961
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de davacı avukatının duruşmadan vazgeçmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı müteahhitten 08.04.2004 tarihinde dubleks villa satın aldığını, bahçe düzenlemesi yaptığını, 2005 yılının 4. ayında villanın yer yer beş metreye varan istinat duvarının bir kısmının yıkıldığını, duvarın çökmesiyle bahçedeki toprağın kaydığını, çimlerin, ağaçların ve yer altı su borularının tahrip olduğunu, balkon ve terasın kullanılamaz hale geldiğini, ayrıca taşınmazın izolasyonunun kalitesiz ve teknik şartlara uygun olmaması nedeniyle villanın duvarlarının ve boyalarının zarar gördüğünü, zararları gidermek ve eski hale getirmek için 102.000-TL harcama yaptığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 75.000-TL maddi, 10.000-TL manevi tazminatın reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, istinat duvarının sitenin ortak alanı olduğunu, sadece davacının evinin önündeki duvarın çökmesinin davacının kusuru olduğunu gösterdiğini, istinat duvarının üç metre inşa edilmesine rağmen davacı tarafından mühendislik hesapları ve projeye aykırı olarak beş metreye yükseltildiğini, ek drenaj sistemi yapılmadığını, aşırı yük binmesi nedeniyle duvarın çöktüğünü, davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bahçe duvarının ilk orjinal taş duvarının davacı tarafından fen ve statik kurallarına aykırı olarak yükseltilmesi ve arkasındaki alanın toprakla doldurulması nedeniyle yıkıldığı, davacının kendi kusurundan dolayı meydana gelen zararın tazminini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, bina 2010/10492 2011/5961
izolasyonunun ayıplı olması nedeniyle 5.500-TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istem ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalıdan satın alınan villanın bahçe duvarının çökmesi ve izolasyonundaki ayıp nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Sitenin ortak alanı içinde bulunan istinat duvarının davacının villasının önünden geçen kısmına 1.50-2.00 m. ilave duvar inşa edilerek arkasına bahçe toprağının doldurulması ve drenaj sisteminin yapılmaması nedeniyle 21 metrelik kısmının yıkıldığı, bilirkişi raporu ile sabittir. Taraflar arasındaki ihtilaf, bahçe duvarına kimin tarafından ilave yapıldığı noktasındadır. Mahkemece, tanık beyanı esas alınarak taş duvarın davacı tarafından yükseltildiği, duvarın yıkılmasında kusurlu olan davacının kendi kusurundan dolayı meydana gelen zararın tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki, taraflar arasında düzenlenen ve davalı tarafça itiraz edilmeyen 08.04.2004 tarihli satış sözleşmesinin 7. maddesinde, ”Bahçe duvarının teras koduyla aynı seviyeye yükseltilmesi ve toprakla doldurulması”, işinin davalı tarafından 10 Mayıs 2004 tarihine kadar tamamlanarak mal sahibine teslim edileceği” düzenlemesi karşısında bahçe duvarının davalı tarafından yükseltildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece, dava konusu bahçe duvarının sitenin ortak alanı olması nedeniyle davacının kendi arsa payı ile sınırlı olarak talepte bulunabileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 11.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.