YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15565
KARAR NO : 2011/10939
KARAR TARİHİ : 04.07.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapımasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurumun kullanmadığı enerji nedeniyle tarafına ek tahakkuk yaptığını ileri sürerek 9.047,50 Tl borçlu bulunmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş, Birleşen dava ile davalı Kooperatifin ödemediği faturalar nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş;hüküm davacı-birleşen davanın davalısı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı temyiz talebinden sonra 11.4.2011 tarihli dilekçe vererek, “davadan feragat” ettiğini bildirmiştir. Hükmün kesinleşmesinden önce davacının davadan feragat etmesi nedeniyli bu konuda hüküm kurulması görevi mahkemeye ait bulunduğundan, davacının vaki feragati nedeniyle bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Birleşen dava yönünden 25.2.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandirilması ile Sosyal Sigortalar ve Genel … Sigortası Kununu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6111 sayılı kanunun 17.maddesinin 10.fıkrası ile, Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin (TEDAŞ) veya bu Şirketin hissedarı olduğu elektrik dağıtım şirketlerinin elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından ve 4/12/1984 tarihli ve 3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında mevcut sözleşmeleri
Uyarınca faaliyet göstermekte olan dağıtım şirketlerinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda lisans alamadan önceki faaliyet dönemlerine ilişkin elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından, vadesi 31.12.2010 tarihi itibarıyla geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olanların asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin fer’iler yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar abonesi bulunulan dağıtım şirketine başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın, ilk taksit bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla fer’ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilir. Aynı kanunun 18.maddesi ile de borçluların bu kanunun yayınlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde borcun yeniden yapılandırılacağı belirtilmiştir.
Dava konusu olayda, elektrik tahakkukunun doğumuna neden olduğu iddia edilen elektrik kullanımının 6111 sayılı kanun kapsamında kaldığı; davacının, tasfiye yasası niteliğinde bulunan 6111 sayılı yasadan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğu sabittir. Hal böyle olunca, davacının hükümden sonra yürürlüğü giren 6111 sayılı yasadan yararlanmak için ilgili mercie müracaatının olup olmadığı, müracaatı var ise idarece bu hususta verilmiş bir karar olup olmadığının tesbiti zorunludur. Mahkemece, davacının 6111 sayılı yasadan yararlanmak için davalı idareye müracaat edip etmediğinin belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın dava konusu olayda uygulanıp uygulanmayacağı yönünde araştırma ve değerlendirme yaparak hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermesi için kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci ve ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, üçüncü bentte gösterilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 331,70 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 04.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.