YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1016
KARAR NO : 2011/11402
KARAR TARİHİ : 12.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ve vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, 13.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5043 sayılı Kanunun 7. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununa eklenen, “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, kesin olarak hükme bağlanmamış bütün ihtilaflarda bu kanunun değişik hükümleri uygulanır” hükmünü içeren geçici 21. maddenin, Anayasa Mahkemesince 8.2.2008 tarihinde iptal edilmiş olması nedeniyle, avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu hükümlerinin uygulanmasının gerekli olmasına, her ne kadar taraflar arasındaki 23.10.2000 tarihli sözleşmede, davanın reddedilmesi halinde ödenecek olan ücretin ayrıca gösterilmiş olması nedeniyle, Kanunda öngörülen “başarıya göre değişme koşulu” bulunmakla beraber, sözleşmenin, “Davanın kabulü halinde ana paranın %5’i net, ve faiz dahil fer’ilerin %10’u net olarak ödenecektir.” şeklindeki hükmünün, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle geçerli olan 1136 sayılı Kanunun, 4667 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki 164/1. maddesinde öngörülen, ücretin “belli ve muayyen olma”
koşulunu taşımadığı gibi, 164/3. maddesi gereğince, “hasılı davaya iştirak” niteliğinde de bulunduğundan geçersiz olmasına, davacının geçersiz olan sözleşme hükümlerine dayanamayacağına, ne var ki davalının, sözleşmeye göre hesaplanan … 6. Asliye Ticaret Mahkemesine ait olan 2006/216 esas sayılı dava nedeniyle hükmedilen vekalet ücreti yönünden temyizinin bulunmamasına, … 8. İcra Müdürlüğünün 2002/5297 esas sayılı takip dosyası yönünden ise, taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin mevcut olmamasına, davacının söz konusu takipteki hukuki yardımının 8.8.2005 tarihinde başlamış olmasına ve bu tarihte geçerli olan 5043 sayılı yasa ile değişik Avukatlık Kanunu hükümleri gereğince takip değerinin %10’u üzerinden vekalet ücretinin hesaplanmış olmasına göre, yerinde bulunmayan her iki tarafın temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 1.25 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 5.335.74 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 12.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.