Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/7592 E. 2012/6359 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7592
KARAR NO : 2012/6359
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

Davacı … A.Ş ile davalı … Birleşen 2002/398 Esas Sayılı davada davacı … A.Ş ile davalı … arasındaki davadan dolayı Denizli 1. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 29.06.2010 gün ve 2009/156-2010/192 sayılı hükmü onayan Dairemizin 22.09.2011 gün ve 2011/3022-2011/5292 sayılı ilâmı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Asıl davada Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1998/462 D.İş sayılı tespit dosyası ile belirlenen 21.367.000.000 TL (yeni parayla 21.367,00 TL) hasarlı yapıların takviye maliyet bedeli ile 188.695.900 TL (yeni parayla 188,69 TL) tespit gideri olmak üzere toplam 21.555.695.900 TL (yeni parayla 21.555,69 TL) tazminatın tahsili; birleşen davada ise sözleşme konusu santral ve lojman binalarının yıkılması, yıkım + yeniden yapım + işletme zararı olarak da toplam 1.172.509.615.933 TL (yeni parayla 1.172.509,61 TL) tazminatın tahsili istenmiştir.
10.04.2007 tarihli ilk kararda hasarlı binaların takviye edilebileceği ve hasarın oluşmasında tarafların %50’şer oranında kusurlu oldukları kabul edilerek 1998 yılı birim fiyatlarıyla 12.778.369.200 TL (yeni parayla 12.778,36 TL) olarak saptanan takviye bedelinden davalının %50 kusuruna isabet eden 6.389.184.600 TL (yeni parayla 6.389,18 TL) asıl davada hüküm altına alınmış, birleşen dava ise reddedilmiştir.
Davacının temyizi üzerine karar Dairemizin 10.07.2008 tarih 2007/4806 E-2008/4709 K. sayılı ilâmı ile bozulmuştur. Bozma ilâmında İTÜ öğretim üyelerince düzenlenen 04.11.2006 tarihli rapora göre santral binası ve lojmanlardan oluşan her iki blokun da onarımları mümkün olmadığından yıkılıp yeniden yapılmaları gerektiği, yıkım ve yeniden yapım bedelinin sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1975 yılı deprem yönetmeliği dikkate alınarak 1998 yılı Bayındırlık birim fiyatlarıyla hesaplattırılıp davalının %50 kusur oranına isabet eden kısımdan sorumlu tutulması gerektiği, işletme zararının da hasar ve zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren yeniden sözleşme yapılması ve binaların yeniden yapımı için gerekli makul süre dikkate alınarak hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiği belirtilmiş, davacının sair temyiz itirazları ise reddedilmiştir.
Bozma ilâmına karşı davacı karar düzeltme yoluna başvurmuş, Dairemizin 13.04.2009 tarih 2008/7161 E-2009/2143 sayılı ilâmı ile talebi reddedilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak İnş. Yük. Müh. Dr. …, İnş. Yük. Müh. Dr. …ve İnş. Yük. Müh. Prof. Dr. … ‘den oluşan bilirkişi kurulundan 12.11.2010 havale tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda 1998 yılı birim fiyatlarıyla yıkım ve nakliye bedeli 7.371.154.230 TL (yeni parayla 7.371,15 TL), yeniden yapım bedeli 101.391.820.000 TL (yeni parayla 101.391,82 TL) olarak belirlenmiş, bilahare bu bedellerden amortisman, müteahhit kârı ve hurda bedeli düşülerek yıkım + yeniden yapım bedeli 59.577.915.240 TL (yeni parayla 59.577,91 TL)’ye indirilmiş, işletme zararı da 704.880.000 TL+394.530.000 TL+360.000.000 TL=1.459.410.612 TL (yeni parayla 1.459,41 TL) olarak hesaplanmış, bilahare bu rakamlar toplanarak yıkım + yeniden yapım + işletme zararı 61.037.325.852 TL (yeni parayla 61.037,32 TL) olarak belirlenmiş, bu miktardan da davalının %50 kusuruna 30.158.662.926 TL (yeni parayla 30.158,66 TL) isabet ettiği bildirilmiştir.
29.06.2010 tarihli ikinci kararda yukarıdaki raporun ilmi ve hukuki verilere uygun olduğundan hükme dayanak yapıldığı açıklanmış, ancak dayanak yapılan raporla ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen hususlarla bağdaşmayacak şekilde asıl ve birleşen davalar aynen kabul edilerek asıl davada yeni parayla 21.555,70 TL takviye bedeli + tespit masrafı, birleşen davada da yeni parayla 1.172.509,60 TL yıkım + yeniden yapım + işletme zararı hüküm altına alınmıştır.
Davalının temyizi üzerine karar Dairemizin 22.09.2011 gün 2011/3022 E-2011/5292 K. sayılı ilâmı ile “davada talep edilen ve hüküm altına alınan miktara, fazlası dava edildiğinde yeniden değerlendirme yapılacağının tabi bulunmasına göre” şeklinde açıklama yapılarak onanmış, bu defa davalı vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
1-Yargıtay ilâmında belirtilen gerektirici nedenler karşısında davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İki taraflı sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde alacaklıya tanınan seçimlik haklar BK’nın 106. maddesinde, teslim edilen eserin ayıplı olması halinde iş sahibine tanınan seçimlik haklar da BK’nın 360. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre iş sahibi hasarlı binanın güçlendirme bedeli ile yıkım ve yeniden yapım bedelini birlikte isteyemez. Seçim hakkını bu isteklerden herhangi birisine yöneltmek zorundadır. Hükmüne uyulan bozma ilâmı ile kabul edilen seçeneğe göre iş sahibi ancak yıkım ve yeniden yapım bedeli ile işletme zararlarını talep edebilir, hasarlı binaların güçlendirilmesi bedelini isteyemez. Bozma ilâmı ile asıl ve birleşen davalarda kullanılan seçimlik haklardan hangisinin kullanılması gerektiği belirlendiğinden kararın davalı yüklenici tarafından temyiz edilmemiş olması hüküm altına alınan güçlendirme bedeli yönünden usuli kazanılmış hak da oluşturmamaktadır. Bu durumda mahkemece güçlendirme bedeline ilişkin asıl davanın tümden reddi gerekirken, bozmaya aykırı şekilde delil tespit giderleri eklenmek ve kusur oranı da dikkate alınmamak suretiyle asıl davanın aynen kabulü doğru olmamıştır.
3-Mahkemece bozmaya uyularak birleşen davadaki talepler yönünden üç kişilik bilirkişi kurulundan 12.11.2010 havale tarihli rapor alınmışsa da alınan rapor hüküm tesisine yeterli ve elverişli bulunmamaktadır. Rapora taraflarca teknik ve hukuki yönlerden itiraz edildiği halde itirazlar karşılanmamıştır. Gerçeğin ortaya çıkması için yeniden görevlendirilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna bozma ilâmı doğrultusunda tekrar inceleme yaptırılarak ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması, sonucuna göre davalının %50 kusurlu olduğu da dikkate alınarak birleşen davanın karara bağlanması gerekir. Mahkemece nasıl ve ne şekilde hesaplandığı açıklanmadan, dayanağı da gösterilmeden birleşen davadaki taleplerin aynen hüküm altına alınması ve kusur oranının gözetilmemesi doğru olmamıştır. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken yanılgı sonucu onandığı bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davalının karar düzeltme talebinin kısmen kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme isteminin reddine, 2. bent uyarınca Dairemizin 22.09.2011 gün 2011/3022 E-2011/5292 K. sayılı onama ilâmının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz ve karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davalıya geri verilmesine, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.