Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/3847 E. 2011/5176 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3847
KARAR NO : 2011/5176
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.03.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademedeki istek ise Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayalı temliken tescil, bu da olmaz ise saptanacak zararının tazmini isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 08.07.2010 tarihli ilamı ile; davacının tescil isteğinin reddine dair verilen karara ilişkin temyiz itirazlarının reddine, tazminat isteğinin ise TMK’nun 723.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
TMK’nun 723. Maddesi; “Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran arazi maliki iyiniyetli değilse hakim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hakimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
TKM’nun 723/son maddesi, BK’nun 61. ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmenin özel bir halidir ve zenginleşmeyenin
iade borcu doğmaz. Bu gibi durumlarda, bir başka anlatımla “malzeme sökülüp alınmaz ise” davacının isteyebileceği giderler TMK’nun 723/3. maddesinde belirtilmiş olup ödenmesi gereken tazminat, yapının arazi maliki için taşıdığı en az değerle sınırlıdır. Bu takdirde ödenecek tazminat, yapının arazi maliki için arz ettiği sübjektif değeri aşamayacağından, burada olayların özelliğine göre hakimin TMK’nun 4. maddesinin kendisine tanıdığı takdir yetkisini de kullanması gerekir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının davacı tarafından yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı iddiasını ikrar ve yemin gibi kesin delillerle de kanıtlayabilir. Davacı dilekçesinde “sair delil” ibaresine yer vermiş olup yemin deliline dayanmış bulunduğundan davacıya bu hakkını kullanıp kullanmayacağı sorularak kullanacağını bildirmesi halinde davalı asile yöntemine uygun biçimde yemin yöneltilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine 19.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.