Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/13840 E. 2013/14689 K. 31.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13840
KARAR NO : 2013/14689
KARAR TARİHİ : 31.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idarenin düzenlediği ihaleyi kazanarak davalıya hizmet verdiğini, 5510 sayılı yasanın 81.maddesi uyarınca hakedişlerinden %5 oranında kesinti yapılmaması gerekirken kesintilerin yapıldığını, bunun yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 1.727,53 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın, davacı Mar-dan koruma ve Özel Güvenlik limited şirketi ile davalı bakanlığa bağlı … Zübeydehanım Doğumevi Baştabipliği arasında yapılan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan işçi prim farkı alacağına ilişkin dava olduğu, davacının tacir olup taraflar arasında ticari olarak hizmet sözleşmesi yapıldığı,ticari sözleşmelerden kaynaklanan davalara bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, süresi içinde başvurulması halinde dosyanın görevli … Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrasında, “aksine hüküm olmadıkça, dava olunan şeyin değerine göre asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemesi ticari davalara dahi bakmaya vazifelidir” hükmü öngörülmüş olup, aynı maddenin 2. fıkrası hükmünde de, “şu kadar ki, bir yerde ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanun’un 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalarla hususi hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere ticaret mahkemesinde bakılacağı”
Belirtilmiş, 3. fıkrada ise, “ikinci fıkrada yazılı hallerde, münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işler hariç olmak üzere, bir davanın ticari veya hukuki mahiyeti itibariyle mahkemenin … sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olunabilir. İtiraz, varit görüldüğü takdirde, dosyanın ilgili mahkemeye gönderilir” hükmü yer almıştır.
Davacı 14.06.2012 tarihli dava dilekçesi ile,davalıya hizmet verdiğini,hakedişlerinden kesinti yapıldığını belirterek hakedişlerinden yapılan kesintilerin tahsili istemişle eldeki davayı açmıştır.Davanın açıldığı tarih itibariyle,ayrı ticaret mahkemesi bulunan yerlerdeki ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki işbölümü ilişkisidir. Bir ticari dava asliye hukuk mahkemesinde açılırsa, davalı işbölümü itirazında bulunabilir. … bölümü itirazı ise ilk itirazlardandır.Davalı yasal süresi içinde işbölümü itirazında da bulunmamıştır. O halde, aralarındaki hukuki ilişki itibariyle taraflar arasında T.T.K. 4. ve 5. maddelerine göre mutlak ticari dava olmadığı gibi taraflarca işbölümü ilk itirazında da bulunulmadığına göre, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken mahkemece kendiliğinden görevsizlik kararı verilmiş olması doğru olmamıştır. Yukarıda yazılan kanun hükümleri karşısında mahkemenin davaya bakmaya görevli olduğunun kabulü ile tarafların iddia ve savunmaları değerlendirip, işin esası hakkında bir karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 31.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.