Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/10932 E. 2011/11576 K. 18.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10932
KARAR NO : 2011/11576
KARAR TARİHİ : 18.07.2011

… vekili avukat … ile … ve 18 arkadaşı alarındaki dava hakkında … 8. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.3.2009 tarih ve 602-133 sayılı hükmün Dairenin 21.4.2010 tarih ve 14614-5433 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, … 3. Noterliğinin 30.12.1994 tarih ve 38363 yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile, davalılar ve murisleri adına kayıtlı 14 adet taşınmazdan tarafına satışı yapılamayan bölümler için fazlaya ilişkin hakları saklı olarak 30.000 Alman Markı karşılığı 28.800.000.000 (eski) TL.nin davalılardan satış vaadindeki hisseleri üzerinden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılardan …, haksız davanın reddini talep etmiş, diğer davalılar tebligata rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine karar Dairemizce onanmış; bu kez yine davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2-Davacı, resmi şekilde yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine rağmen, tapuda ferağ işlemi yapılmadığı için bedele yönelik eldeki işbu davayı açmıştır. Mahkemece, bedelin ödenmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar Dairemizce onanmıştır. Ne var ki, noterde yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde, satış bedelinin ödendiği açıkça yazılıdır. Bunun aksinin aynı güçte bir belge ile kanıtlanması gerekir. Dosyaya ibraz edilen belge, satış bedelinin ödenmediği sonucunu doğurmaz. Kaldı ki, aynı gayrimenkul satış vaadine dayanılarak diğer alıcılar tarafından açılan … Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 2000/668-2002/74 sayılı Tapu iptal ve Tescile ilişkin dava diğer alıcılar lehine sonuçlanmıştır. Hal böyle olunca,
davacının gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi nedeniyle, taşınmazların adına tescilini isteme imkanı olmadığına göre, davanın ödediği bedeli isteme hakkının bulunduğu açıktır. Mahkemece, bu yönde inceleme-araştırma yapılması gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, mahkeme kararı bu gerekçe ile bozulacak iken zuhulen onandığı, yeniden inceleme sonucunda anlaşıldığından, Dairemiz onama kararı kaldırılmalı, mahkeme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteminin reddine, ikinci bent gereğince Dairemiz 21.4.2010 gün ve 2009/14614-2010/5433 sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan 35.50 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 18.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.