Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2012/3972 E. 2012/5831 K. 13.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3972
KARAR NO : 2012/5831
KARAR TARİHİ : 13.09.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 11.05.2009 tarihinde imzalanan …-… Toprak İşleri ve Sanat Yapılarına İlişkin Sözleşme’nin geçersizliğinin tesbitiyle feshine, banka teminat mektuplarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı vekili, taraflar arasında hukuka uygun sözleşme imzalanarak imalât yapılıp hakediş ödendiğini, geçersizliğin ileri sürülemeyeceğini, harcın da eksik olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sözleşmenin ifası aşamasından önce çıkan uyuşmazlığın çözümüne ilişkin yargılamanın idari yargı yerinde görüleceği anlaşıldığından bahisle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kural olarak kamu kuruluşlarınca yapılan ihaleden sonra ancak sözleşme imzalanıncaya kadar çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri idari yargı, sözleşmenin imzalanmasından sonra adli yargı yeridir (Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 03.02.1997 gün ve 1997/4 Esas, 1997/3 Karar sayılı ilâmı).
Somut olayda, taraflar arasında 11.05.2009 tarihinde sözleşme imzalanmış, davacı yüklenici, sözleşmenin geçersizliği nedeniyle feshini ve kesin teminatın paraya çevrilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilerek davacıya iadesini istemektedir. Görülüyor ki uyuşmazlık, sözleşmenin imzalanmasından sonra ortaya çıkmış olup işe fiilen de başlanılmıştır. Her ne kadar ihale öncesi nedene dayanılarak ihale ve sözleşmenin geçersizliği iddia olunmakta ise de davalı idare cevap dilekçesinde geçerli bir sözleşmenin varlığını kabul etmektedir. O halde ortada, özel hukuk hükümlerine tâbi sözleşmenin bulunduğu kabul edilerek davanın esasının incelenmesi gerekir. Önceki aşamalarda gerçekleşen işlemler idari nitelikte olsa bile, ortada, bir karşı tarafın katılımıyla oluşmuş ve
özel hukuk alanında sonuçlar doğuran bir işlem; bir sözleşme varsa, artık bir idari işlemden sözedilemez (HGK-21.03.2001 gün ve 19/257-285 sayılı kararı). Bu nedenle karar, usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.