YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13338
KARAR NO : 2013/14540
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı avukatın, … 7. İcra Müdürlüğündeki 8.150,00 TL tutarındaki teminat miktarını kendisine vekaleten almasına rağmen, iade etmediğini, söz konusu miktarın tahsili için başlatmış olduğu icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, … İcra Müdürlüğünün yetkili icra müdürlüğü olmadığını, dava konusu teminatı, vekalet ücreti alacağına karşılık olarak tahsil ettiğini, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “takip konusu alacağın haksız iktisaptan kaynaklandığı, olayda Borçlar Kanununun 73. maddesinin uygulanamayacağı, dolayısıyla yetkili icra dairesinin davalının ikametgahının bulunduğu … İcra Daireleri olduğu” kabul edilerek, takibin yetkili icra dairesinde yapılmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, aynı Kanunun 10. maddesi gereğince, sözleşmenin ifa edileceği yer icra müdürlüğünde veya mahkemesinde de icra takibi yapabilir veya dava açılabilir. Burada özel yetkiye ilişkin bir düzenleme söz konusu olup, davacı davasını genel yetkili mahkemede
açabileceği gibi, özel yetkili mahkemede de açabilir. Tarafların sözleşmenin ifa edileceği yer hakkında açık veya zımni isteklerinin anlaşılamadığı hallerde, sözleşmenin ifa edileceği yer, Borçlar Kanununun 73. maddesine göre belirlenir. Bu maddeye göre sözleşmeden doğan para borcu, aksi kararlaştırılmamışsa, alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Bu nedenle de alacaklı, bu para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahında da takip veya dava açabilir.
Somut olayda davacı, kendisine ait teminatı aldığı halde iade etmeyen davalı avukata karşı, alacağının tahsili için ikametgahı olan … İcra Müdürlüğünde takip başlatmış olup, takibe vaki itiraz üzerine de aynı yer mahkemesinde “itirazın iptali” istemiyle eldeki davayı açmıştır. Takip ve dava, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan para alacağının tahsili istemine ilişkin olduğundan, az yukarda belirtilen özel yetkiye ilişkin düzenlemeler gereğince, alacaklının kendi ikametgahının bulunduğu yerde takip veya dava açabilmesi mümkündür. O halde takip yetkili icra müdürlüğünde yapıldığı gibi, dava da yetkili mahkemede açılmış olduğundan, mahkemece yetki itirazı reddedilerek, işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir..
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 24.30 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 30.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.