YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5165
KARAR NO : 2012/5985
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İİK’nın 67. maddesi uyarınca açılmış, görüntü ve güvenlik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir.
Davalı, önce sözleşmenin geçersiz olduğunu savunmuş ise de daha sonra kurulan sistemin eksik ve ayıplı olduğunu bu nedenle bedel istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında imzalanan 31.08.2006 tarihli sözleşmeyle davacı 47.577,00 + KDV bedelle davalıya ait binanın kamera ve güvenlik sistemini malzeme dahil yapmayı yükümlenmiştir. Her ne kadar davalı savunmasında sözleşmenin yetkili temsilcisi tarafından imzalanmadığını belirterek inkâr etmiş ise de gerek cevap dilekçesinde gerek aşamalarda verilen dilekçelerinde sistemin kurulduğunu ancak ayıplı olduğunu savunmuş, mahallinde yapılan incelemede de sözleşme konusu sistemin davalı tarafından teslim alınarak kullanılmakta olduğu saptanmıştır. Bu nedenle taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığı kabul edilerek uyuşmazlıkta sözleşme hükümleri esas alınmalıdır. Mahkemece sözleşme uyarınca inceleme yaptırılmış ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı faturasının 12, 13 ve 14 kalemlerinde yer alan toplam 41.128,90 TL imalâtın vasıf ve niteliklerine uygun olmadığı belirtilerek bu imalât bedelinin tümüyle mahsubu yapılmıştır. Oysa bu
imalâtların mahalline kurulduğu ve kullanıldığı saptandığına göre uygun olmayan nitelik yönünden nefaset bedelinin imalât tutarından mahsubuyla kalan bedelin davacı alacağına katılması gerekir. Halen sistemde kullanılan imalâtın hiç yapılmamış gibi kabulüyle alacaktan mahsubu doğru olmamıştır. Yapılması gereken iş sözkonusu imalâtlardaki ayıp tutarını bilirkişilerden ek rapor alınarak hesaplatmak ve davacı alacağından mahsup ile kalan miktara hükmetmekten ibarettir. Eksik incelemeyle verilen karar davacı yararına bozulmalıdır.
3-Davalı temyizine gelince; mahkemece sözleşmenin 8. maddesine göre 10.462,15 TL faiz alacağına hükmedilmiştir. Oysa anılan madde hükmünce davalının temerrüde düştüğünün kabul edilebilmesi için davacının sistemi teslim ettiğini usulen kanıtlaması zorunludur. Sistemi hangi tarihte teslim ettiğini davacı kanıtlayamadığı gibi dosyadaki belgelerden de anlaşılamamaktadır. Bu nedenle takipten önceki dönem için faiz istemi yerinde olmadığı gibi 06.04.2007 tarihli temerrüt ihtarnamesinin de davalıya tebliğ olunduğu kanıtlanamadığından faiz takip tarihinden başlatılmalıdır. Öte yandan İİK’nın 67. maddesi hükmünce borçlunun inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için takip konusu borcun likid ve borçlunun da itirazında haksız bulunması gerekir. Alacak yargılama sonucu bilirkişi incelemesi ile saptandığına göre likid olduğu kabul edilemeyeceğinden davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Karar bu nedenlerle de davalı yararına bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. bent uyarınca davacı, 3. bent uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 900,00’er TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.