Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/449 E. 2011/9804 K. 21.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/449
KARAR NO : 2011/9804
KARAR TARİHİ : 21.06.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, 1998 yılında davalıdan aldıkları borç para karşılığında davalıya borçlandıklarını, bono verdiklerini, ayrıca aldıkları borcun teminatı olarak taşınmaz üzerine ipotekte konulduğunu, ancak davalının senetlerden bir tanesini icra takibine koyduğu gibi, ipoteğin para çevrilmesi yoluyla ayrıca takip yaptığını, oysaki hem senedin ve hem de ipoteğin tek borca ilişkin bulunduğunu ileri sürerek Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğünün 2003/1778 sayılı icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tesbitini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı …’ın aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, diğer davacı …’ın davaya konu senetle ilgili daha önce açtığı bir başka davanın aleyhine sonuçlanıp kesinleştiği gerekçesiyle, davacı …’ın davasının husumet nedeniyle diğer davacının davasının ise esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının, davaya konu Karşıyaka 1. icra Müdürlüğünün 2003/1278 E.sayılı icra takip dosyasında 12.000 DM bedelli senedi dayanak gösterip 10.750 TL asıl alacak ve bakiyesi işlemiş faiz olarak toplam 44.077.37 TL talep ettiği
2011/449-9804
anlaşılmaktadır. Davalı, icra takibinde takip öncesi dönem için işlemiş faiz talep ettiğine göre isteyebileceği işlemiş faiz miktarının ve oranının ayrıca belirlenmesi gerekir. Oysaki mahkemece istenebilecek işlemiş faiz oranı ve miktarı belirlenmeden ve bu hususta herhangi bir inceleme yapılmadan davanın tümüyle reddine karar verilmiş bulunmaktadır. Bu itibarla mahkemenin, davalının talep edebileceği işlemiş faizin oran ve miktarı hususunda inceleme ve araştırma yapması, gerekirse bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırması gerekirken, yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı …’ın diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.