Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/5873 E. 2011/8388 K. 27.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5873
KARAR NO : 2011/8388
KARAR TARİHİ : 27.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; 4 no’lu bölüm hakkında davanın kabulüne, 1 ve 2 no’lu bölümler ile ilgili davanın kısmen kabulüne, 7 ve 8 no’lu bölümler ile ilgili davanın konusuz kaldığından bu taşınmazlarla ilgili hüküm kurmaya yer olmadığına dair verilen 02.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 430 ada 3 sayılı parselde yüklenicinin temliki nedeniyle kazanılan kişisel hakka dayalı 1.kat 4 no’lu mesken ile 2.bodrum kat 1 ve 2 no’lu depo cinsli taşınmazların, yine davalılar murisi arsa sahibi … … 20.11.2002 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satın alınan 1.kat 7 ve 8 no’lu mesken cinsli bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı arsa sahibi mirasçıları vekili, 7 ve 8 no’lu bölümlerin tapu kayıtlarını dava sırasında davacıya verildiği, bu bölümler yönünden dava açılmasında kusurları bulunmadığı, diğer yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil davasının konusu taşınmazların inşaat sözleşmesi ve projesine aykırı olarak ortak alan üzerinde bulunup satışın geçersiz olduğu, yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak inşaatı bitirmediği nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 1.kat 7 ve 8 no’lu bağımsız bölümlerle ilgili dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 1.kat 4 no’lu bölüm yönünden davanın kabulüne, 2.bodrum kat 1 ve 2 no’lu bölümler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davalıların murisi arsa sahibi … … ile dava dışı yüklenici … arasında biçimine uygun düzenlenen 20.11.2002 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, yüklenicinin bu sözleşme uyarınca kazanacağı şahsi hakkını 09.02.2003 ve 03.05.2004 günlü sözleşmeyle davacıya temlik ettiği, ayrıca davalıların murisi arsa sahibi ile davacı arasında yapılan 18.11.2002 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanıldığı anlaşılmaktadır.
Bu gibi sözleşmelerde arsa sahibinin borcu, üzerine inşaat yapılacak arsayı hukuki ayıptan ari olarak yükleniciye teslim etmek, yüklenicinin önde gelen borcu ise teslim aldığı arsa üzerine fenne, sözleşmeye ve imar mevzuatına uygun bina inşa etmektir. İşte yüklenici böylesine bir yapı meydana getirmişse bir bakıma eserin bedeli olan bağımsız bölümün tescilini arsa sahibinden talebe hak kazanır. Yüklenici, kazandığı şahsi hakkını doğrudan arsa sahiplerine karşı ileri sürebileceği gibi bu hak onun tarafından üçüncü kişilere temlik edilmişse yazılı olmak koşulu ile bu temlike dayanan üçüncü kişi de devraldığı şahsi hak sebebiyle arsa sahibinden mülkiyet naklini isteyebilir.
Ancak bu tür davalarda yükleniciden temellük edilen şahsi hakka dayanan kişinin bu hakkın varlığını devri yapan yükleniciye karşı, alacağa hak kazandığını ise yükleniciyle yapılan sözleşmenin tarafı olan arsa sahiplerine karşı kanıtlaması gerekir. Duraksamadan söylenmelidir ki, somut davada; yüklenici ile arsa sahibi olan davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Zorunlu dava arkadaşlığı olan durumlarda zorunlu dava arkadaşlarından birinin yokluğu halinde taraf teşkili tamamlanmadan hüküm kurulamaz. Böyle olunca mahkemece, zorunlu dava arkadaşı olan dava dışı yüklenici …’in davaya katılması sağlanarak çekişmenin esası onun da katılması suretiyle ve bildirirse delilleri toplanarak incelenmeli, böylelikle bir sonuca ulaşılmalıdır.
Taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 27.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.