YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6807
KARAR NO : 2011/11277
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
… Beldibi … Tur. Yat. ve İzl. A.Ş. vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.07.2009 tarih ve 457-536 sayılı hükmün Dairenin 16.12.2010 tarih ve 6646-17384 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı birliğe şehir şebeke suyu ile atık su ve yer altı su aboneliğini olduğunu, söz konusu aboneliklerin mevcut olduğu oteli 2003 yılında dava dışı şirketlere kiraladığını, ne var ki bu şirketlerce 2003 – 2006 yılları arasında kullanılan su ve atık su bedellerinin ödenmediğini, su bedellerinin ödenmediğini öğrenmesi üzerine kesme talebiyle davalıya başvurduğunu, ancak davalının bu yönde işlem yapmayarak zararın artmasına neden olduğu gibi davalının ödemeyen su bedellerine ilişkin aleyhine takip yaptığını belirterek … İcra Müdürlüğü’nün 2005/1515 ve 2005/1350 esas sayılı dosyalarındaki takibin iptali ile borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı davacı temyiz etmiş, Dairemizin 16.12.2010 gün ve 2010/6646 esas – 2010/17384 karar sayılı ilamı ile hüküm onanmış olup, bu kez davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Davacı tarafından açılan menfi tespit davasında, Mahkemece 21.7.2009 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki karar tarihinden sonra 25.2.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel … Sigortası Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki” 6111 sayılı kanunun 1.maddesinin 9.fıkrası ile, 2560 sayılı kanun kapsamında kalan idarelerin, vadesi 31.12.2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde, bu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan su ve atıksu bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış, aynı kanunun 18.maddesi ile de borçluların bu kanunun yayınlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde borcun yeniden yapılandırılacağı belirtilmiştir.
Dava konusu olayda, tahakkukun doğumuna neden olduğu iddia edilen su kullanım bedelinin 6111 sayılı kanun kapsamında kaldığı; davacının, tasfiye yasası niteliğinde bulunan 6111 sayılı yasadan yararlanma hak ve imkânına sahip olduğu sabittir. Hal böyle olunca, davacının hükümden sonra yürürlüğü giren 6111 sayılı yasadan yararlanmak için ilgili mercie müracaatının olup olmadığı, müracaatı var ise idarece bu hususta verilmiş bir karar olup olmadığının tespiti zorunludur. Mahkemece, davacının 6111 sayılı yasadan yararlanmak için davalı idareye müracaat edip etmediğinin belirlenmesi ve hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenle kararın bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının karar düzeltme talebi kabul edilmeli ve dairemiz onama kararı kaldırılıp, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalının karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemizin 16.12.2010 gün ve 2010/6646 esas – 2010/17384 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme hükmünün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının karar düzeltme itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 11.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.