Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2012/4808 E. 2012/6213 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4808
KARAR NO : 2012/6213
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

K A R A R –

Dava, icra takibine itirazın iptâli takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatı istemiyle açılmış, mahkemece davanın aynen kabulüne ve %40 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar, davalı yüklenici tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı taşeron tarafından İzmir 21. İcra Müdürlüğü’nün 2010/4000 sayılı dosyasıyla girişilen icra takibinde 31.541,98 TL asıl alacak, 3.382,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.924,82 TL üzerinden takip yapılmış, ödeme emri tebliğinden sonra yapılan 14.209,00 TL’lik ödemenin mahsubu ile dava 21.992,44 TL üzerinden açılmıştır. Dava dilekçesindeki açıklamadan icra takip talepnamesinde yer alan 3.382,82 TL’lik işlemiş faizin davaya konu edilmediği anlaşılmakta olup, asıl alacağın sadece takipten sonra yapılan ödeme nedeniyle 170,94 TL işlemiş faizi ile tahsili talep edilmiştir. İcra vekâlet ücreti, icra masrafı ve tahsil harcı icra safhasını ilgilendirmekte olup asıl alacağa dahil edilemez.
Kısmî ödemenin ödeme tarihine kadar işleyen faiziyle birlikte alacak tutarı 31.712,92 TL olup takip tarihinden sonra yapılan ödeme tutarı mahsup edildiğinde davacının kalan alacağı 17.503,92 TL iken icra, vekâlet ücreti, icra masrafı ve tahsil harcı da dahil edilmek suretiyle davanın 21.992,44 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın miktarının belirlenmesi yargılama yapılmasını ve bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden ortada likit bir alacağın varlığından sözedilmesi de mümkün olmadığından davacı yararına %40 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca kararın temyiz eden davalı yüklenici yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.