YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7469
KARAR NO : 2011/2472
KARAR TARİHİ : 25.04.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine takip borçlusu davalının itirazının mahkemece iptâli istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalı şirketin ticari ünvanı karar başlığında eksik ya da hatalı gösterilmiş ise de, bu husus maddi hata niteliğinde olduğundan ve HUMK’nın 459. maddesi hükmü gereğince, maddi hatanın, mahkemece doğrudan her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, davası kabul edilen alacak üzerinden takip alacaklısı davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için İİK’nın 67. maddesi hükmünde öngörülen tüm yasal koşulların birlikte gerçekleşmesi ve bu kapsamda alacağın miktarının takip borçlusu davalı tarafından belirlenebilir, yani “likid” olması zorunludur. Somut olayda; mahkemece yapılan yargılama sonucu davacının alacağının tutarı belirlenmiş bulunduğuna göre alacak likid değildir. O halde, mahkemece davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple, kararın bozulması gerekir ise de; mahkemece düşülen bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının “İİK’nın 67. maddesi gereğince davacı yararına hesap ve takdir olunan 2.896,90 TL icra inkâr tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine” içerikli 2. paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunduğundan 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.