YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8325
KARAR NO : 2012/2870
KARAR TARİHİ : 05.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle, Kurum tarafından yaratılan muarazanın men’ine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının primleri tahsil edilmiş bulunan, 20/04/1982 – 10/08/1985, 30/11/1985 – 11/04/1989, 05/06/1989 – 16/03/1993 tarihleri arasındaki sigortalılık sürelerinin geçerli … hizmeti olarak sayılması, buna bağlı olarak 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalı hizmetlerinden dolayı 03/07/2008 tahsis talep tarihini takip eden 01/08/2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının eksik kalan prim borcunu yatırdığı ayı takip eden 01/06/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı hak kazandığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Tahsis talebinde bulunan sigortalıya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için; 1479 sayılı Kanun’un 35/a ve 5510 sayılı Yasanın 28. maddesinin sondan bir önceki fıkrasındaki düzenleme gereğince, tahsis talep tarihinde sigortalının prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması gerektiği tartışmasızdır. Somut olayda talep tarihinde davacının 29,10 TL prim borcunun bulunduğu ve bu borcu 07/05/2010 tarihinde ödediği, buna göre takip eden 1.6.2010 tarihi itibariyle davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı belirtilmiş ise de, tahsis talep tarihi itibari ile davacının ödediği primlerin yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli olan 25 yıllık sigortalılık süresini karşıladığı açıktır.
Davacının 03/07/2008 tahsis talep tarihinde 25 yılı aşkın sigortalılığının bulunduğu ve 46 yaşını bitirdiği, ödediği primlerin 25 yıllık sigortalılık süresini karşıladığı, 1479 sayılı Yasanın geçici 10/2-c maddesinde öngörülen koşulları taşıdığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Buna göre; davacının 03/07/2008 tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01/08/2008 tarihi yerine 01/06/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin karar hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. satırındaki “01/06/2010″ tarihinin silinerek yerine; “01/08/2008” tarihi itibari ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının TESPİTİNE” tarihinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 05/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.