YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8316
KARAR NO : 2012/3001
KARAR TARİHİ : 06.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava iş kazası sonucu yaşamını yitiren sigortalının eş ve çocuğunun maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacıların istemleri yazılı şekilde hüküm altına alınmıştır.
31.01.2006 tarihinde meydana gelen iş kazasında davacıların murisi sigortalının , %20, işverenin %80 oranında kusurlu bulunduğu,09.10.2009 tarihli hesap raporuna göre eş …’ın 102.943.03-TL olarak hesaplanan zarardan en son peşin sermaye değeri yerine hüküm tarihi 24.03.2010 tarihi olduğu halde Temmuz-2007 tarihine kadar geçerli olan peşin sermaye değerinin düşülerek 18.164.27 TL. nihai zararın tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş 4447 sayılı Yasanın16.maddesiyle 506 sayılı Yasa’ya eklenen Ek 38. maddesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan artışlara göre hesaplanan tüm peşin sermaye değeri Kurumdan sorulmak ve bildirilen miktar hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan ücret artışları nazara alınarak hesaplanan tazminattan indirilmek, 24.03.2010 tarihli kararı davacının temyiz etmemesi nedeniyle davalı yararına doğan usuli kazanılmış hak gözetilerek ilk karar da hüküm altına alınan maddi tazminat alacağı miktarını geçmemek üzere sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
3-Davacılar,06.11.2006 Havale tarihli dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunurlarken, kazanın meydana gelmesinde sigortalının hiçbir kusurunun olmadığını belirtmiş, giderek davalının tam kusuruna dayanmıştır. 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere ölenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir. Somut olayda, kazalı muris sigortalının %20 oranında kusurlu bulunduğu kusur raporu karara esas alınmıştır. Hal böyle olunca ve özellikle, sigortalı murisin kusursuz olduğu belirtilerek dava açılmış olmasına göre, sigortalının müterafik kusuru gözetilerek bir miktar indirim yapılmak suretiyle manevi tazminatların belirlenmesi gerekirken, talep gibi manevi tazminatların takdiri usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2012 günü oybirliği ile karar verildi