Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/54 E. 2011/940 K. 31.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/54
KARAR NO : 2011/940
KARAR TARİHİ : 31.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı köy, … ve … sayılı parsellerin mera olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında davalı gerçek kişiler adına tespit ve tescil edildiğini, kayıtların iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan …, hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini açılan davanın reddini savunmuş, diğer davalılar savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalılardan … ve … temyiz etmiştir.
1-Mahkeme kararı hükmü temyiz eden …’a usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup, 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra temyiz isteminde bulunulmuştur. HUMK’nun 432/4. maddesi ve 1.6.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince davalı …’ın süresi geçtikten sonra yaptığı temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı …’ın temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12.maddesinin 3.fıkrası hükmü gereğince; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılma olanağı yoktur. Yasanın anılan hükmünde öngörülen on yıllık süre, hak düşürücü süredir ve ileri sürülmese bile hakim tarafından resen gözetilmesi zorunludur.
2011/54 – 2011/940
Diğer taraftan, 25.02.2009 tarihinde kabul edilerek 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Kanunun 2. maddesi ile, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3.fıkrasına ekleme yapılmıştır. Anılan hüküm, “bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” şeklindedir.
Ayrıca, 5841 Sayılı Kanununun 3. maddesi ile de 3402 Sayılı Kadastro Kanununa geçici 10. madde eklenmiştir. Bu madde ise “bu kanunun 12. maddesinin 3.fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır” kuralını getirmiştir.
Somut olayda; … sayılı parselin 23.02.1984 tarihinde davalılar adına hükmen tescil edildiği anlaşılmakta ise de, … sayılı parselin tapu kaydına hangi tarihte tescil edildiği belli değildir. Dava, 22.12.2005 tarihinde açılmış bulunmaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş, … sayılı parselin tapuya tescil tarihini araştırmak, yukarıda vurgulanan yasa kurallarına göre davanın 22.12.2005 tarihinde açıldığı gözetilerek hak düşürücü sürenin geçip geçmediğini saptamak, bundan sonra işin esası hakkında bir karar vermek olmalıdır.
Değinilen yönler bir yana bırakılarak çekişmenin esasının incelenmesi doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz isteminin reddine, hükmün 2.bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 31.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.