YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11408
KARAR NO : 2012/8008
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Dvacı murisi, ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine ilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, ölen babasından hak sahibi olarak bağlanan ölüm aylığının davalı Kurumca 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olduğu gerekçesiyle kesildiğini ve ödenen aylıkların borç kaydedildiğini, borcu ihtirazi kayıt koyarak ödediğini ileri sürerek Kurum işleminin iptalini, tahsil edilen 64.830,51 TL’nin iadesini, 18.06.2009 tarihinden itibaren babasından dolayı aylık bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının babasının 08.05.1992 tarihinde vefat ettiği, davacıya 21.02.1995 – 22.05.2009 tarihleri arasında sigortalı babasından hak sahibi olarak Sosyal Sigortalar Kurumunca ölüm aylığı ödendiği, davacının 01.06.1983 – 26.10.1988 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun ve 15.11.1988 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığının anlaşılması üzerine ölüm aylığının kesilerek yersiz ödemeler nedeni ile 36.656,32 TL asıl alacak ve 23.07.2009 tarihine kadar hesap edilen 28.169,69 TL faiz ile 4,50 TL olmak toplam 64.830,51 TL’nin davacıdan istendiği, davacının bu miktarı dava açma hakkı saklı kalmak üzere 06.07.2009 tarihinde davalı Kurum hesabına yatırdığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun ölüm sigortası hükümlerinin düzenlendiği bölümü içerisinde yer alan ve “Eş ve çocuklara aylık bağlanması” başlığını taşıyan 68’inci maddesi olup, hak sahibi kız çocukları yönünden maddenin (I) numaralı bendinde aylık bağlama koşulları, (VI) numaralı bendinde aylık kesme nedenleri açıklanmıştır. Buna göre, ölüm aylığı tahsisi için kız çocuklarının Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmamaları, buralardan gelir veya aylık almamaları zorunlu olduğu gibi, gerekli koşulları taşıyanlara bağlanan aylıkların kendilerinin Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya başlamaları durumunda kesilmesi gerektiği de açıktır. Hemen belirtilmelidir ki, maddede yazılı “Sosyal Sigorta” sözcüğünün Bağ – Kur Genel Müdürlüğü’nü de içine alacak şekilde anlaşılması zorunludur. Bu nedenle, kendi adına bağımsız çalışması nedeni ile 1479 sayılı Yasa Kapsamında … sigortalısı olarak 01.06.1983 – 26.10.1988 tarihleri arasında kayıt ve tescili yapılan ve 15.11.1988 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlanan davacının yetim aylıklarının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı nedeniyle kesilmesi ve yersiz ödemenin istenmesi yerindedir.
Ne var ki, mahkemece, davacının iade ile yükümlü olduğu miktarın 5510 sayılı Yasa’nın 96.maddesine uygun bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
6111 sayılı Yasanın 44.maddesi ile değişik 5510 sayılı Yasa’nın “Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı 96. maddesinde;
“Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.
Yapılacak iş, yapılan yersiz ödemelerin sigortalının kasıtlı veya kusurlu davranışından mı yoksa Kurumun hatalı işleminden mi kaynaklandığını belirleyip 5510 sayılı Yasanın 96.maddesi gereğince davacının iade ile yükümlü olduğu miktarı tespit edip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.