Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/9853 E. 2022/2991 K. 09.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9853
KARAR NO : 2022/2991
KARAR TARİHİ : 09.03.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlular hakkında başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçluların icra mahkemesine başvurarak; sair itiraz ve şikayetlerinin yanında senedin teminat olarak verildiği ileri sürülerek takibin durdurulmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince, takibin iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b(1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
İcra takibine dayanak yapılan senedin teminat olarak verildiği iddiası, İİK’nun 169/a maddesinde düzenlenen borca itiraz niteliğinde olup, İİK’nun 169/a-5. maddesi gereğince itirazın kabulü kararı ile takip durur.
Somut olayda, takip dayanağı bononun üzerinde teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmuyor ise de alacaklının cevap dilekçesinde senedin teminat olarak alındığının beyan edildiği, bu beyan nedeni ile senedin teminat senedi olduğu anlaşılmış olup Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre senet üzerinden anlaşılmayan teminat iddiaları İİK’nun 169/a. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup İİK’nun 170/a maddesi kapsamında değerlendirilemez.
O halde İİK’nun 169/a-5. maddesi uyarınca borçlular hakkındaki takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, başvurunun İİK’nun 170/a maddesi kapsamında şikayet olarak vasıflandırılarak takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 11.03.2021 tarih ve 2020/1155 E. – 2021/695 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 03.12.2019 tarih ve 2018/902 E. – 2019/883 K. sayılı kararının hüküm bölümünün 1. bendindeki “… takibin iptaline” kısmının çıkartılarak yerine; “… takibin İİK’nun 169/a-5. maddesi gereğince durdurulmasına” sözcüklerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09/03/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.