Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/9599 E. 2012/12693 K. 02.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9599
KARAR NO : 2012/12693
KARAR TARİHİ : 02.07.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Kanun’dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı ürün tevkifatını takip eden aybaşından itibaren 2.3.2005 tarihine kadar olan sürede Tarım … sigortalı olduğunun ve hükmolunan dönemlere ait prim borçlarının 6111 S.K. gereği yapılandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının istemi yönünden kısa kararda “Davacının prim kesintisinin yapıldığı ayı takip eden aybaşı itibarı ile 01/05/1999 tarihinden 2.3.2005 tarihine kadar 2926 sayılı yasa kapsamında tarım sigortalısı olduğunun tesbitine,”karar verildiği, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise, “Davacının prim kesintisinin yapıldığı ayı takip eden aybaşı itibarı ile 01/05/1994 tarihinden 2.3.2005 tarihine kadar 2926 sayılı yasa kapsamında tarım sigortalısı olduğunun tesbitine,” karar verildiği, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında sigortalıklık başlangıcı 01.05.1994 tarihi olarak kabul edilmekle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Konuyla ilgili 10.4.1992 günü ve 991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazların kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.