Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/1527 E. 2010/2454 K. 08.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1527
KARAR NO : 2010/2454
KARAR TARİHİ : 08.03.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.10.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı arsa sahibi sözleşme konusu inşaatın bir bütün olduğunu, A, B ve C Bloklar halinde yapılan yapıda eksik işler bulunduğunu, dava konusu bağımsız bölümün eksik işlere karşılık teminat olarak tutulduğunu, kaldı ki yapıya iskan alınmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı yüklenici şirket savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece dava kabul edilmiş, 6080 sayılı parsel üzerindeki B blok 1.kattaki 1 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının davalı arsa sahibi üzerinden iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davalı arsa sahibi temyiz etmiştir.
Gerçekten ifa ile sonuçlandığı tarafların kabulünde bulunan 6.2.2006 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinde 6080 sayılı parsel üzerine A, B ve C bloklar halende inşaat yapımına kararlaştırıldığı, özellikle sözleşmenin 6.maddesinde “mal sahibine ait olan A blok’un ve ortadaki dairenin teknik şartnamedeki ince işlerin yerine getirilip oturma ruhsatları
çıkarıldıktan sonra yükleniciye ait B blok’un tapu devirlerinin yapılmasının” kararlaştırıldığı görülmektedir. Mahkemece keşif ve araştırma sadece 6080 sayılı parsel üzerindeki B Blokta yapılmış, bilirkişi asıl ve ek raporunda B Bloktaki inşaat seviyesinin %100 olduğunu belirtmiştir.
Davacı davada 31.3.2006 tarihinde yüklenicinin temliki işlemine dayanmaktadır. Bir tanımlama yapmak gerekirse, temlik işlemi alacaklı (yüklenici) ile onun kişisel hakkını devralan üçüncü kişi (davacı) arasında borçlunun (arsa sahibinin) rızasına ihtiyaç göstermeden yapılabilen yazılı şekle tabi ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan akittir. Davacı 31.03.2006 tarihli sözleşmeye dayanarak yüklenicinin kazanacağı ancak kendisine temlik edilene kişisel hakkı arsa sahibine karşı ileri sürebilir. Ancak, başlangıçta temlik işlemine vakıf olmayan bu hakkın kendisine karşı ileri sürülmesiyle temlik işlemine vakıf olan borçlu (arsa sahibi) temlik edene (yükleniciye) karşı ne gibi def’iler ileri sürebilecekse bu def’ileri yeni alacaklıya (davacı üçüncü kişiye) karşı da ileri sürebilir hale gelir. Dolayısıyla davalı arsa sahibi 6.2.2006 tarihli sözleşmeden kaynaklanan haklarını davacıya karşı da ileri sürebilir. Bu yüzden 6.2.2006 tarihli sözleşmenin davalı arsa sahibi bakımından ifa ile sonuçlanıp sonuçlanmadığı yönü üzerinde durulmalıdır. Anılan sözleşmeye göre 6080 sayılı parsel üzerine yapılacak bina üç bloktan ibaret olup sözleşme konusu yüklenicinin edimi bir bütündür. Başka bir anlatımla A, B ve C Blokları ayrı ayrı inşaatlar olarak nitelendirmek mümkün değildir. Özellikle yukarıda sözü edilen sözleşmenin 6.maddesine göre yüklenicinin dolayısıyla davacının B Bloktan edimine karşılık mülkiyet talebinde bulunabilmesi yükleniciye ait A Bloktaki işlerin tamamlanması ve A Bloktaki bağımsız bölümlerin iskanının (oturma ruhsatlarının) alınması koşuluna bağlıdır. Bu edim yerine getirilmediği sürece ne yüklenici ne de onun temlik işleminde bulunduğu üçüncü kişi arsa sahibinden B Bloktaki bağımsız bölümlere ait tapuların devrini isteyemez.
Bütün bu anlatılanlara göre mahkemece yapılması gereken iş, sözleşmenin bir bütün olduğunu kabul etmek suretiyle yerinde yeniden keşif yapılarak özellikle A Blokta ve 6080 sayılı parsel üzerindeki yapılardaki bahçe düzenlenmesi ve ortak alanlardaki işler ve yükleniciye bırakılması kararlaştırılan A Bloktaki bağımsız bölümlerin fiziki durumunu saptamak, eksiklikler varsa bunların parasal karşılığını bilirkişilere hesaplattırmak A Bloktaki bağımsız bölümlere ait oturma ruhsatlarını almak üzere yüklenici davalı veya davacıya uygun bir süre tanımak, bütün bunların sonunda 6.2.2006
tarihli sözleşme arsa sahibi yönünden ifa ile sonuçlanmış ise şimdiki gibi davayı kabul etmek aksi durumda davanın reddine dair hüküm kurmak olmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 08.03.2010 tarihinde oybirliği ile kara verildi.