Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/8362 E. 2012/2899 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8362
KARAR NO : 2012/2899
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 25/10/2000 tarihinden itibaren Esnaf … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı; 25.01.1980 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı iken çalışmadığı halde 25.10.2000 – 30.10.2000 tarihleri arasında davalı …’e ait bina inşaatında 506 sayılı Yasa’ya tabi hizmetinin Kuruma bildirildiğini belirterek bu hizmetlerinin iptalini ve 25.10.2000 tarihinden itibaren Esnaf … sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.
Mahkemece; 25.10.2000 tarihinde 1479 sayılı Yasa’nın 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile değişik 24. maddesinin yürürlükte bulunduğu, anılan madde gereğince sigortalı olabilmek için vergi kaydı ve oda kaydının yeterli olduğu, uyuşmazlık konusu dönemde davacının oda ve sicil kaydının bir arada bulunduğu ayrıca tanık beyanları ile de uyuşmazlık konusu dönemde davacının esnaflık faaliyetini devam ettirdiğinin anlaşıldığı gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bir kimsenin eylemli çalışması olmadan hizmetinin bildirilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Dosya içerisindeki tanık beyanlarından da aksine bir durum kanıtlanamamıştır. Bu nedenle mahkemece, davacının SSK sigortalılığının iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, SSK sigortalılığının iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Diğer yandan; davacının oda kaydının devam ettiğinin anlaşılması nedeniyle … sigortalılığının da SSK’lı hizmetinin sona erdiği tarihten itibaren başlatılması gerekir.
Ne var ki; bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HMK. 370/2. Madde uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümü ile silinerek yerine;
“ Davanın kısmen kabulü ile;
1)Davacının SSK sigortalılığının iptali isteminin reddine,
2)Davacının Kurumca kabul edilenler dışında 30.10.2000 tarihinden itibaren 1479
Sayılı Yasa kapsamında Esnaf … sigortalısı olduğunun tespitine,
3)Davacı tarafından yatırılan 14,00 TL harcın istek halinde davacıya iadesine,
4)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan
A.A.Ü.T. gereğince 1.000 TL vekalet ücretinin davalı Kurumdan alınarak davacıya
verilmesine,
5)Davalı Kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte
Bulunan A.A.Ü.T. gereğince 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı
Kuruma verilmesine,
6)Davacının 261,50 TL yargılama giderinin kabul ve red oranlarına göre 87,16 TL’lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına bakiye 174,34 TL’nin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılarak hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ ŞEKLİ İLE ONANMASINA, 05/03/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.