YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5130
KARAR NO : 2011/6141
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ile yayla olarak sınırlandırılması davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 03.12.2010 gün ve 2010/12076-13372 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kadastro çalışması ile davalılar adına tescil edilen 527 ada 29 parsel sayılı taşınmazın kadim yayla olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Mahkemece, davacı Hazine’nin davalılardan …’a yönelik davasından kanun gereği vazgeçmiş sayılmasına, diğer davalı hükmü temyiz etmediğinden kararın kesinleşmesinden dolayı payının iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, hükmü davacının temyizi üzerine Dairemizce düzelterek onama kararı verilmiş, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı Hazine’nin diğer karar düzeltme itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2-Taşınmazın yayla olduğu gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasına ilişkin mahkemenin 22.03.2006 tarihli kararının davalı paydaş …’ın temyizi üzerine Dairemizin 29.05.2009 gün ve 2009/5496-6634 sayılı kararı ile ilamda yazılı nedenlerden dolayı temyiz eden yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davalılardan … yönünden davanın kanun gereği davadan vazgeçmiş sayılmasına; diğer davalı payı yönünden davanın kabulüne ilişkin hükmü temyiz etmediği ve kararın davalı …’ın temyiz itirazları kabulü ile hükmün temyiz edene hasren bozulması gözetilerek bu davalı yönünden önceki kararın kesinleşmesi karşısında mahkemece önceki kararda verilen bu davalı yönünden müşterek payı için “…ilişkin kararın aynen geçerliliğine”, Dairemizce de bu kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararında nelerin yazılacağı HUMK’nun 388. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aynı kural HUMK’nun 389. maddesinde de tekrarlanmıştır. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmü hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.(Hukuk Genel Kurulu’nun 10.09.1991 tarih ve 281-415 ve 25.09.1991 tarih 355-440 sayılı kararları.) Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Somut olayda, mahkemece bu yön gözetilmeden hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle “Bir kısım davalılar yönünden verilen kararın aynen geçerliliğine” şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiş ise de bu hatanın giderilmesi yeni bir yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, Dairemizce verilen düzelterek onama kararının (2.) bendi açık olmaması nedeniyle düzelerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle hükmün; davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının onanmasına, (2). bentte açıklanan nedenlerle hükmün 2.fıkrasının ikinci paragrafının hükümden tümden çıkartılarak yerine “Hazine yararına oluşan usulü müktesep hakkın korunması gerekeceğinden, taşınmazdaki …’a ait 1/40 payın iptali ile yayla niteliği ile özel sicile yazılmasına” sözcüklerinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 05.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.