Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/14780 E. 2011/845 K. 27.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14780
KARAR NO : 2011/845
KARAR TARİHİ : 27.01.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.09.2006 ve 04.08.2008 gününde verilen dilekçeler ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait … parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalılar, davacının kardeşine ait olup, öncesinde bir bütün olarak kullanılan taşınmazdan geçit kurulması gerektiğinden davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükümde değer yönünden kararın kesin olduğu belirtilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
HUMK’nun 427 maddesinde taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin davalarda kesinlik sınırı belirlenmiş olduğundan, mahkemenin kesin olduğuna ilişkin kararı kaldırılarak davalılar vekilinin temyiz itirazları incelenmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı
2010/14780 – 2011/845
sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi olanaklı değil ise bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
Somut olayda, … parsel sayılı taşınmazın genel yola sınırı bulunmadığından mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu açıktır. Dava dışı 80 parsel sayılı taşınmaz ile geçit ihtiyacı içinde bulunan … parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanaklarından, taşınmazların öncesinde bir bütün olduğu, kadastro çalışmaları sırasında ifraz edilerek malikleri adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. 18.01.2007 tarihinde yapılan keşif sırasında dinlenen davalı tanıkları da, davacının öncesinde dava dışı … parsel sayılı taşınmazdan geçerek genel yola ulaştığını belirtmişlerdir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya yöneltilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, genel yola sınırı bulunan … parsel sayılı taşınmaz ile geçit ihtiyacındaki … parsel sayılı taşınmazın kadastro öncesi bir bütün olarak kullanıldığı dikkate alınmadan, davacının sübjektif istemi dikkate alınarak davalılara ait … parsel sayılı taşınmazın geçit ile yükümlendirilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle, mahkemece, davacıya, … parsel sayılı taşınmaz maliki hakkında dava açarak eldeki dava ile birleştirmesi için süre verilmelidir. Ayrıca, yeniden keşif yapılarak … parsel sayılı taşınmazı ikiye bölmeksizin kurulabilecek geçit seçenekleri bilirkişi aracılığıyla belirlenmelidir.
2010/14780 – 2011/845
Yukarıda saptanan hususlar bir yana bırakılarak, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 27.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.