YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12943
KARAR NO : 2012/14569
KARAR TARİHİ : 13.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 25/05/1982-03/02/1983 tarihleri arası … sigortalısı olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, 01/01/2010 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir,
2-Mahkemece verilen 11.05.2010 günlü karar, Dairemize ait 15.12.2011 gün ve 2010/ 8003-13486 sayılı ilamı ile bozulmuş ise de, bozmaya uyan mahkemece bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme, bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Dava, davacının 25.05.1982-03.02.1983 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun ve 01.01.2010 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbiti istemine ilişkin olmasına rağmen, mahkemece, SGK’nca uyuşmazlık yaratılmadığı için tespitinde hukuki yarar bulunmayan 20.04.1982- 24.05.1982 ve davacının talebi olmadığı halde, taleple bağlılık kuralı aşılarak, 04.02.1983-11.12.2009 tarihleri arasında davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi; ayrıca bozma ilamında, davacının yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için gerekli diğer yasal koşullar olan yaş ve prim borcunun bulunmaması koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiği belirtilmesine rağmen bozma ilamı gereklerinin yerine getirilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Somut olayda, davacının 16.11.1983 tarihli …’a giriş bildirgesiyle vergi kaydı esas alınarak davalı kurumca 20.04.1982 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği, davacının 27.06.1985-09.01.2008 tarihleri arasında Esnaf Sicil ve 29.12.1980-08.01.2008 tarihleri arasında Oda kaydının bulunduğu, 01.01.1980-25.05.1982;03.02.983-25.10.1985;29.11.1985-05.04.1987;08.06.1987-06.10.1988 12.10.09.1990-08.04.1991 ve 04.10.1991-18.12.1991 tarihleri arasında vergi kaydının devam ettiği, 1992 yılı öncesi döneme ilişkin primlerini ilk kez 11.04.1992 tarihinde ödemeye başladığı, 1992 yılından sonra da prim ödemeye devam ettiği, 11.01.2010 tarihli sigortalılık ekstresine göre son prim ödemesinin 22.02.2008 tarihinde olduğu ve 31.01.2010 tarihi itibariyle 8,91.- TL fazla pirim ödemesinin bulunduğu;
böylece davacının sigortalılığının 09.01.2008 tarihinde sona erdiği ve emekli olabilmek için yaş koşulunu gerçekleştirmeyi bekleyerek 11.12.2009 tarihinde tahsis taebinde bulunduğu ve SGK’nun, davacı 47 yaşını doldurmadığı için tahsis talebini reddettiği görülmektedir. Bozma ilamımızda SGK’nun aradığı 47 yaş koşulu yönünden bir değerlendirme yapılarak, davacının 47 yaşını tahsis talep tarihi itibariyle doldurmadığı belirtilerek, yaşlılık aylığı için yaş ve prim borcunun bulunmaması gibi diğer yaşal koşulların mahkemece araştılıp değerlendirilmesi yönünde karar verilmiştir. Bozma öncesi mahkeme kararındaki gibi, davacının 25.05.1982-03.02.1983 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun kabulü gerekir. Ancak 20.05.1963 doğumlu olan davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının, 20.04.1982 tarihinde başlayıp 09.01.2008 tarihinde son bulduğu ve 11.12.2009 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu hususları dikkate alındığında, 1479 sayılı Yasa’nın geçici 10.maddesinin 2.fıkrasında belirtilen 23.05.2002 tarihini takip eden ay başı itibariyle 25 yılının dolmasına .5 tam yıldan daha az bir süre kalacağından, 1479 sayılı Yasa’nın geçici 10.maddesinin 2.fıkrasının c bendi gereğince 46 yaşını doldurmuş olduğu tahsis talep tarihi itibariyle prim borcu yok ise, tahsise hak kazanabileceği hususları tartışılıp değerlendirilmemiştir.
Yapılacak iş, 20.05.1963 doğumlu olan davacının 20.04.1982-09.01.2008 tarihleri arasında aralıksız 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğu kabul edildiğinde, tahsis talep tarihi olan 11.12.2009 itibariyle, yukarıdaki veriler ve özellikle 1479 sayılı Yasa’nın Geçici 10.maddesindeki yaşlılık aylığı için gerekli yasal koşullardan yaş ve prim borcunun bulunmaması gerektiği koşulları araştırılıp değerlendirilerek, davacının kısmi vaya tam yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı konusunda bir sonuca ulaşılmasından ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeden yazılı şekilde, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 13/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.