YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1511
KARAR NO : 2012/11366
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisi iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ve davalılardan…Turizm Tic. Nak. AŞ. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı ….Nak. A.Ş.’nin ve davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu 12.07.2010 tarihinde vefat eden sigortalının yakınlarının uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, SGK’ca karşılandığından davacı çocuğun maddi tazminat istemin reddine, davacı eş için 10.467,95.-TL maddi tazminat ile 20.000,00.-TL manevi tazminatın, davacı çocuk için 7.000,00.-TL manevi tazminatın ve davacı anne ve babanın her biri için 5.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı ….Nak. A.Ş.’den tahsiline, davalı …Ecza Deposu A.Ş ve … Sigorta A. Ş hakkındaki maddi ve manevi tazminat davasının ise reddine karar verilmiştir.
Trafik iş kazasında vefat eden sigortalının kazada kusursuz olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, sigortalının maluliyet oranı, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş ve çocuk yararına hükmedilen manevi tazminat “biraz” azdır.
3- Öte yandan davacıların, manevi tazminat talep ederken davalı… Sigorta A.Ş’ni hariç tuttuğu, diğer bir anlatımla manevi tazminat davasını… Sigorta A.Ş.’ne yöneltmediği görülmektedir. Bu bakımdan mahkemece reddedilen manevi tazminat miktarı nedeniyle “davalılar” yararına avukatlık ücretine hükmedilirken davalı… Sigorta A.Ş.’nin ayrık tutlmaması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacıların ve davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.