Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/3823 E. 2011/7232 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3823
KARAR NO : 2011/7232
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının görevini gereği gibi yapmadığı şeklindeki fesih sebebinin işverence yeterli ve inandırıcı şekilde kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda,davacıya tebliğ edilen …tarihli fesih bildiriminde … tarihinde şirket materyallerini istenildiği gibi kullanmaması ve ikili ziyaret sırasında kurallara uygun davranmaması, … tarihinde raporlamalarını zamanında yapmaması, …tarihinde gerçekdışı raporlama yapması, … tarihinde günlük ziyaret raporlamalarını yapmaması ve bir hafta boyunca hiç sipariş almaması ile ilgili olarak
yapılan uyarılar hatırlatılmış, iş sözleşmesinin görevini gereği gibi yapmaması nedeniyle feshedildiği bildirilmiş, kıdem ve ihbar tazminatları ödenmiştir. İşverenin dayandığı fesih sebebi sadece son olarak meydana gelen bir hafta boyunca sipariş alamaması değil, fesih bildiriminde açıklanan davacının olumsuz davranışlarının tamamının işaret ettiği işyeri kurallarına uyum sağlayamamasıdır.
İşverenin davacıyı olumsuz davranışları konusunda çeşitli kereler savunmasını aldıktan sonra yazılı ve sözlü olarak uyardığı, buna rağmen davacının davranışlarında iyiye doğru bir gelişme görülmediği, fesih öncesi son olaylara ilişkin olarak da savunması alınmak suretiyle iş sözleşmesinin işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli nedenle feshedildiği sabit olduğundan davanın reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 12.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.