Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/8323 E. 2012/2869 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8323
KARAR NO : 2012/2869
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle, Kurum tarafından yaratılan muarazanın men’ine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının primleri tahsil edilmiş bulunan, 02/05/1984 – 19/02/1990 ve 07/06/1990 – 07/01/1993 tarihleri arasındaki sigortalılık sürelerinin geçerli … hizmeti olarak sayılması ve 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalı hizmetlerinden dolayı 06/10/2008 tahsis talep tarihini takip eden 01/11/2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 02/05/1984 – 19/02/1990 ve 07/06/1990 – 07/01/1993 tarihleri arasında … sigortalılık sürelerinin geçerli olduğunun tespitine, davacı tarafından en son ödenen prim borcu tarihi olan 28/04/2010 tarihini takip eden 01/05/2010 tarihi itibari ile davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Tahsis talebinde bulunan sigortalıya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için; 1479 sayılı Yasanın 35/a ve 5510 sayılı Yasanın 28. maddesinin sondan bir önceki fıkrasındaki düzenleme gereğince, tahsis talep tarihinde sigortalının prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması gerektiği tartışmasızdır. Somut olayda talep tarihinde davacının 6,40 TL prim borcunun bulunduğu ve bu borcu 28.4.2010 tarihinde ödediği, buna göre takip eden 1.5.2010 tarihi itibariyle davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı belirtilmiş ise de, tahsis talep tarihi itibari ile davacının ödediği primlerin yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli olan 25 yıllık sigortalılık süresini karşıladığı açıktır.
Davacının 06/10/2008 tahsis talep tarihinde 25 yılı aşkın sigortalılığının bulunduğu ve 47 yaşını bitirdiği, ödediği primlerin 25 yıllık sigortalılık süresini karşıladığı, 1479 sayılı Yasanın geçici 10/2-d maddesinde öngörülen koşulları taşıdığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Buna göre; davacının talebi dikkate alındığında mahkemece davalı Kurum’ca kabul edilmeyen sürelerde davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine ilişkin olarak verilen karar doğrudur. Ancak, davacının 06/10/2008 tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01/11/2008 tarihi yerine 01/05/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin karar hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının “Davacı tarafından en son ödenen prim borcu tarihi olan 28.04.2010 tarihini takip eden 01/05/2010 tarihi itibari ile davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının TESBİTİNE,” şeklindeki 3. satırının silinerek yerine; “Davacının 1.11.2008 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının TESPİTİNE” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 05/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.