Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/4582 E. 2011/6091 K. 04.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4582
KARAR NO : 2011/6091
KARAR TARİHİ : 04.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.06.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mera iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalılar vekili, …’na yöneltilen davanın husumet yönünden davalı …’ya yöneltilen davanın ise esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece, Yeniceoba Belediye Başkınlığına yöneltilen davanın husumet yönünden reddine,diğer davalı …’ya yöneltilen davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Hüküm tarihinden önce 14.3.2009 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 2.maddesi hükmünce 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12.maddesinin 3.fıkrasına “Bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” cümlesi eklenmiştir. Aynı yasanın 3 maddesi ile de 3402 sayılı Kadastro Yasasına geçici 10.madde eklenerek bu madde hükmü ile de az yukarıya metni alınan 12/3 maddesinin son cümlesi hükmünün yürürlük tarihi olan 14.3.2009 tarihinden önce açılan ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda da uygulanacağı öngörülmüştür.
Getirilen yasal değişiklik, yargı yoluna başvurmada hak düşürücü sürenin yeniden düzenlenmesine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında göz önünde tutulması gereken zorunlu hükümlerdendir.
Somut olayda,davacı Hazine kadastro tespitinden önceki nedenlere dayalı olarak taşınmazın öncesinin mera olduğu iddiasıyla bu davayı açmıştır. Dava konusu 160 ada 2 parsel numaralı taşınmaz 1472, 1785, 1786, 1787, 1788 ve 1789 numaralı parsellerin tevhidi ile … adına tespit edilerek,01.06.1982 tarihinde kesinleşen tapulama çalışmaları sonucu oluşmuş, dava da 25.06.2003 tarihinde açılmış ve yasal düzenleme yürürlüğe girdikten sonra karara bağlanmıştır. Davanın açıldığı tarih itibari ile 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır.
Mahkemece dava görülmekte iken yürürlüğe giren yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ise de verilen karar sonuç olarak doğru olduğundan HUMK’nun 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesi yazılı olduğu şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının reddi ile hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.