YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5027
KARAR NO : 2011/6086
KARAR TARİHİ : 04.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 26.10.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında düzeltim istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı; dava konusu Gölbaşı Mahallesi 756 ada 83 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında “…” yazılı baba adının “…” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Somut olayda;nüfus müdürlüğünden yapılan araştırma sonucunda … merkez mahalle ve köylerinde yapılan aramada “… oğlu …” isimli birden fazla şahsa rastlanmıştır.Bu şahısların doğum tarihlerinin; 01.07.1891, 01.07.1927, 09.04.1929, 13.11.1930, 01.01.1950, 01.01.1950, 11.03.1955, 01.01.1958, 25.08.1962, 01.01.1965, 30.04.1966 olduğu anlaşılmaktadır.Görüldüğü üzere tapu kaydında yazılı olan malik ismi ile aynı kimlik bilgilerine sahip başka kişilerin bulunduğu tespit edildiğine göre;tespit edilen bu kişilerin veya mirasçılarının taşınmaz hakkında mülkiyet iddiası bulunup bulunmadığı araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece; öncelikle nüfus müdürlüğünce tespit edilen “… oğlu …” isimli kişilerin nüfus kayıtları getirtilmelidir. Kayıtları getirtilen bu kişiler sağ iseler kendilerinin, ölmüşler ise mirasçılarının adresinin tespiti ile mahkemeye çağrılarak veya usulüne uygun istinabe yolu ile dinlenerek taşınmaz üzerinde bir hak ve iddialarının bulunup bulunmadığı sorulup beyanları tespit edilmeli,gerekirse mahallinde keşif yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece mülkiyet nakline yol açacak şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.