YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8349
KARAR NO : 2012/2880
KARAR TARİHİ : 05.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan iş verene ait iş yerinde 02/04/1994-27/08/1997 ve 14/09/1999-10/10/2002 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 02/04/1994 – 27/08/1997 ve 14/09/1999 – 10/10/2002 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkete ait işyerlerinde 14/09/1999-10/10/2002 tarihleri arasında SGK’ya bildirilen süreler hariç olmak üzere sürekli ve aralıksız çalıştığının tespitine, 02/04/1994-27/08/1997 tarihleri arası hizmet tespiti talebinin hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları,tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; mahkemece tespitine karar verilen dönem içerisinde kalan 29/12/1999 tarihinde 1066500 sicil numaralı … İnş. Ltd. Şti isimli işyerinden davacı adına düzenlenmiş işe giriş bildirgesinin verildiği, davacının bu işyerinde 3 gün hizmetinin görüldüğü, bir kısım tanık beyanlarından davalı şirketin 2000 yılında işçilerine ücretsiz izin verdiği, davalı işverene ait farklı sicil numaraları ile kayıtlı birden fazla işyeri olduğu, davacının davalı Kurum’a bildirilen hizmetlerinin bir kısmının davalıya ait 110624114 sicil numaralı işyerinden, bir kısmının da 11056086 sicil numaralı işyerinden bildirildiği görülmüştür.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez.
Buna göre; mahkemece tespit edilip karar verilecek husus eylemli çalışmanın geçtiği süredir. Eylemli çalışmanın olmadığı döneme ilişkin hizmet tespitine karar vermek doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş: davacının süresiz izinli olduğu dönemi tespit edip dışlayarak eylemli çalışmayı tespit etmek ve tespit edilen süre yönünden kabul, tespit edilemeyen süre yönünden ret kararı vermekten ibarettir.
Kabule göre de; davalı işverene ait bir çok işyeri olması karşısında davacının çalışmasının bu işyerlerinden hangisinde, hangi tarih aralığında olduğunun ayrı ayrı ve infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde karar verilmemesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’unn bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.