Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/3331 E. 2022/4862 K. 15.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3331
KARAR NO : 2022/4862
KARAR TARİHİ : 15.02.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,yapılan incelemede; TCK’nın 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha az cezayı içeren ilam tekerrüre esas alınmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, müşteki …’a yönelik söylediği kabul edilen sözlerin, katılan onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı. Mağdurlar … ile …’a yönelik söylediği kabul edilen sözlerin ise tehdit suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyet kararları verilmesi,
2-Kabule göre ;
TCK’nın 125/4. maddesinde öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, suçun işlendiği yer olan “cezaevi ring aracının” aleni olmadığı gözetilmeden, TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz sebepleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.