YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14475
KARAR NO : 2011/647
KARAR TARİHİ : 25.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 06.11.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davalı davanın kötüniyetli açıldığını, reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, bilirkişi krokisinde A, B ve C harfleri ile işaretlenen …sayılı parselin sınırında toplam 71,88 metrekare, …numaralı parselin sınırında ise 3.88 metrekare yere davalının duvar örmek suretiyle haksız elatmasının kal edilerek kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler çekişme konusu taşınmazın nitelemesini yapmamıştır. Fen memuru ve inşaat mühendisi bilirkişiler ise 10.04.2008 günlü raporlarında nizalı alanı kamuya (Belediyeye) ait bir yer olarak belirtmişlerdir.
Kamu mallarının neler olduğu 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesinin A, B, C ve D bentlerinde sayılmıştır. Bunlar kamu hizmetinde kullanılan bütçelerinden ayrılan ödenek veya yardımlarla yapılan bina ve tesisler, mera yaylak kışlak otlak harman ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı yerler, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler gibi arazi parçaları, yine Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar gibi alanlardır. Kamu mallarının ortak özelliği, kamunun ortak kullanılmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerler oluşudur. İlke olarak da kamu mallarına ilişkin davalarda öncelikli temsilci Hazine’dir.
2010/14475 – 2011/647
Kamu mallarına ilişkin bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Yukarıda vurgulandığı üzere dava çekişmeli yerin “yol” olduğu iddiası ile açılmıştır. Yine belirtildiği gibi yerel bilirkişiler taşınmazın niteliği hakkında bilgi vermemiş, teknik bilirkişiler ise bu yeri kamuya (Belediyeye) ait bir yer olarak ifade etmiştir. Bu haliyle çekişmeli yerin niteliği kesin biçimde saptanmamış, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının dava ehliyeti olup olmadığı hususu üzerinde durulmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, taşınmazın niteliğini kesin biçimde belirlemek, belirlenecek bu niteliğe göre davacının dava ehliyeti olup olmadığı üzerinde durmak olmalıdır.
Bütün bu yönler bir yana bırakılarak eksik inceleme ve araştırma sonucu istemin yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 25.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.