Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/8914 E. 2011/9635 K. 20.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8914
KARAR NO : 2011/9635
KARAR TARİHİ : 20.07.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.02.2010 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemiyle açılmıştır.
Davalı, eser bedelinin ödendiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Burada öncelikle sanatçı olan davacının, davalının özel günlerinde şarkı söylemesinin eser kapsamında kalıp kalmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Gerçekten, Borçlar Kanununun 355.maddesi hükmü uyarınca eser sözleşmesi öyle bir sözleşmedir ki; onunla yüklenici, iş-eser sahibinin ödemeyi üstlendiği ücret karşılığında bir eser meydana getirmeyi borçlanır. Uygulamada ve doktrinde maddi olmayan şeylerin bile eser kavramı içine gireceği kabul edilmektedir. Önemli olan sanatçının (yüklenicinin) eser sözleşmesi konusu olan şeyde “sonuç sorumluluğu” yani sonucun ortaya çıkmasını üstlenmesi ve sanat gücünü kullanarak iş sahibine bağımlı olmadan bir iş yapmasıdır. Yüklenicinin (sanatçının) sonuç sorumluluğunu üstlendiği her şey, ister maddi varlığı bulunsun ister bulunmasın “eser” olarak kabul edilmelidir.
Bu açıklamalara göre davacı (yüklenici=sanatçının), davalıya karşı üstlendiği iş bir eser meydana getirme işidir. O halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Borçlar Kanununun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesine ilişkin hükümlere göre giderilmesi gerekir.
./..
2011/8914 -2011/9635 -2-

Mahkemenin kabulüne göre uyuşmazlık, eser bedelinin ödenip ödenmediği noktasındadır. Eser sözleşmesinden kaynaklanan bu tür uyuşmazlıklarda, eserin meydana getirildiğini ve teslim edildiğini ispat yükü bunu iddia eden yükleniciye (davacıya), eser bedelinin ödendiğinin ispat yükü ise iş sahibine (davalıya) düşer. Dolayısıyla, eser bedelini ödediğini davalı ispat etmelidir. Dava konusu miktara göre ödemenin yazılı şekilde ispat edilmesi gerekirse de, davalı bu hususta yazılı bir delil ileri sürmemiştir.
Ne var ki, davalı 08.04.2010 tarihli dilekçesinde “her türlü yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılacağından mahkemece davalıya bu hakkı hatırlatılmalı, istem bunun sonucuna göre bir hükme bağlanmalıdır.
Değinilen yön bir yana bırakılarak, davanın yazılı şekilde hükme bağlanması doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 20.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.