Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/4764 E. 2011/6022 K. 04.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4764
KARAR NO : 2011/6022
KARAR TARİHİ : 04.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil olmaz ise tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescili isteminin reddine dair verilen 11.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 3.9.2008 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 433 parseldeki davalı hak ve hisselerini satın aldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmaz ise şimdilik 7500-TL nin tahsilini talep etmiştir.
Davalı, taşınmazı vekili aracılığı ile sattığını ve parasını aldığını, taşınmaz ile alakası olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olduğu henüz sözleşmenin ifa kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili; davalının davayı kabulünün dikkate alınmadığı,iştiraki çözmek için kendilerine yetki verilmesi gerektiği ve terditli tazminat isteminin değerlendirilmediği gerekçeleri ile temyiz etmiştir.
Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine (TMK m.701) konu bir taşınmazda elbirliği (iştirak halinde) ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez. Diğer taraftan iştirakin müştereğe çevrilmesini de sadece iştirak içinde olan mirasçılar talep edebilir. Bu nedenlerle sözleşmenin henüz ifa kabiliyeti bulunmadığından tapu iptali ve tescili isteminin reddi doğru olup davacı vekilinin bu istem hakkındaki temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Davacı vekili, dava konusu taşınmaz ile ilgili kademeli istekte bulunmuş; hüküm fıkrasında, alacağa ilişkin olan ikinci kademedeki isteği bakımından bir karar verilmemiştir. Mahkemece, tarafların delilleri değerlendirerek, alacağa ilişkin istek yönünden de bir karar vermesi gerekirken, bu konuda karar verilmeyerek eksik hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir
SONUÇ:Yukarıda1.bentte yazılı nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine 2.bentte yazılı nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 04.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.