Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/772 E. 2012/15264 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/772
KARAR NO : 2012/15264
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/04/2009 tarihinden sonra maaşından kesilen Sosyal Güvenlik Destek Priminin kanuni faizi ile tahsiline, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, yaşlılık aylığından 01.04.2009 tarihinden itibaren yapılan sosyal güvenlik destek prim kesintisinin iptali ile kesilen miktarın yasal faizi ile birlikte geri ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemeca, istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasaya, 4447 sayılı Yasa’nın 38. maddesi ile eklenen ve 08.09.1999 tarihi itibari ile yürürlüğe giren “Sosyal Güvenlik Destek Primi” başlığını taşıyan ek 20. madde hükmü ile, ” bu yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlananlardan 24 üncü maddenin (l) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı, yasadan önce yaşlılık aylığı bağlananlardan yasanın yürürlüğe girdiği tarihi takip eden veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.” düzenlemesi getirilmiş; pasif sigortalılıarın yaşlılık aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilmesi, 1479 sayılı Yasa’nın 24/I. Madddesi kapsamında kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmanın varlığı koşuluna bağlanmıştır.
Anılan maddenin 1. fıkrasında 24.07.2003 tarihinde 4956 sayılı Yasa ile yapılan değişikle; ” bu kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan sadece ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefiyeti devam edenlerin sosyal güvenlik destek priminden sorumlu olacakları ” öngörülmüş ve yasanın yürürlük tarihi 02.08.2003 olarak belirlenmiştir.
Daha sonra anılan Yasa’da 22.01.2004 tarihinde 5073 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, anılan 1. fıkranını 4956 sayılı Yasa’dan önce yürürlükte bulunan hükmüne benzer bir düzenleme getirilerek ” bu Yasa’ya göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24. maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren sosyal güvenlik destek primi kesileceği ” öngörülmüş olup, anılan değişikliğin yürürlük tarihi ise 28.01.2004 tarihidir.
Kural olarak kanunlar yürürlükte oldukları dönemdeki uyuşmazlıklara ve görülmekte olan davalara uygulanmakta olup, Sosyal güvenlik Hukuku’na ilişkin düzenlemelernin kamusal niteliği gereği, sigortalı lehine yapılan değişikliğin geçmişe yönelik uygulanması gereği kabul edilmişse de, 1479 saylıı Yasa’nın ek 20. maddesinde yapılan değişikliklerin, Kurumun sosyal güvenlik destek primi alacağına ilişkin bulunması itibari ile, anılan maddelerin yürürlüğe girdikleri tarihten sonra bağlanmış veya bağlanacak yaşlılık aylıkları yönünde uygulanması gerektiği açıktır.
Somut olayda; davacıya 01.05.2007 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, oda ve esnaf sicil kaydının bulunmadığı, vergi kaydına ilişkin herhangi bir belge bulunmasa da, Kayseri Ticaret Mahkemesinin 30.12.2009 tarih 2009/520 Esas, 2009/764 Karar sayılı şirketin feshine ilişkin ilamda, davalı Tekfon Telefon San.Tic.Ltd.Şti’nin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, kararın gerekçesinde; …Vergi Dairesi Başkanlığının davacıya ait şirketin 30.05.2009 tarihinde faaliyetini res’en terkettiğinin bildirildiği, Kayseri Vergi Dairesinin 18.05.2010 tarihli yazısında ise, davacının dayanıklı tüketim malları işinden 19/08/2002 tarihinde işe başladığı ve 31.12.2005 tarihinde işi terkettiğinin bildirildiği, davacının kurduğu ve ortağı olduğu Tek-Fon Telefon San. Tic.Ltd.Şti’nin 12.02.1990 tarihinde tescil edildiği, davacı tarafından açılan davada şirketin feshine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak davacının atandığı, yapılan zabıta araştırması ve dinlenen tanık beyanlarından davacının 2009 Nisan ayından beri ticari faaliyette bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında yukarıda açıklanan mevzuat gereğince, 01.05.2007 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı ve bu tarihte yürürlükte bulunan 5073 sayılı yasa ile değişik 1479 sayılı Yasa’nın ek 20. maddesinin uygulanacağı ortadadır.
Uyuşmazlık ise davacının limited şirket ortaklığının devam edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
5510 sayılı Yasa’nın 9. maddesi sigortalılığın sona ermesi hallerini düzenlemiş olup, anılan maddenin 3. fıkrası “….limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların, hisse devri yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği tarihten, iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine karar verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği, tasfiyesi sonuçlanan şirketlerin ortaklarının ise tasfiye kurulu kararının ticaret sicili memurluğunca tescil edildiği tarihten itibaren sona erer ” hükmüne haizdir.
Hal böyle olunca, davacının 5510 sayılı Yasa’nın 9. maddesi uyarınca, mahkemece fesih ve tasfiyeye karar verildiği 30.12.2009 tarihine kadar limited şirket ortağı olarak sigortalılığının devam ettiği anlaşıldığından, 30.12.2009 tarihine kadar davacının maaşından kesilen sosyal güvenlik destek priminin yasal olduğu gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.