YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3240
KARAR NO : 2012/4832
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, davalı tarafından haksız olarak iş bedeli alacağından kesilen ceza koşulu tutarının iadesi istemi ile açılmış; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında 10.08.2010 tarihli adi yazılı sözleşme yapılmıştır. Bu sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesindeki hükmünde tanımı yapılan bir eser sözleşmesidir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davada, iş sahibi tarafından kesin hakediş raporunda gösterilen iş bedelinden sözleşmenin 10.2.2 maddesi gereğince kesilen 50.000,00 TL ceza koşulunun tahsili istenmektedir. Mahkemece, Borçlar Kanunu’nun 158/2. maddesi hükmüne göre kesilen cezanın, “ifaya ekli ceza” niteliğinde olduğu; ancak, sözleşme konusu işin kesin kabulünün ve dolayısıyla tesliminin yapılmış olmasına karşın, davalı tarafından ceza koşuluna ilişkin hak saklı tutulmadığından ceza koşulunu isteme hakkının düştüğü gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.
Yanlar arasındaki sözleşmenin 9. maddesi hükmünde, sözleşme ekleri sayılmıştır. Yapım İşleri Genel Şartnamesi de sözleşme ekidir. Geçici ve kesin kabul birlikte yapılmış ve 08.10.2010 tarihli “Geçici ve Kesin Kabul Tutanağı” yüklenici ile davalıyı temsile yetkili kişilerce birlikte imzalanmıştır. Kesin hakediş raporu ise, 28.10.2010 tarihinde onaylanmış ve yüklenicinin hakedişe bağlanan iş bedelinden yanlar arasındaki sözleşmenin 10.2.2 maddesi gereğince 50.000,00 TL gecikme cezası kesilmiştir. Yüklenici davacı, hakedişe “10.2.2 maddesine göre 50.000,00 TL ihtirâz kaydıyla imzalıyorum” notunu yazarak hakedişi imzalamıştır.
Yanlar arasındaki sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 40. maddesi hükümleri gereğince, yüklenicinin geçici hakedişe itirazı halinde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun “idareye verilen … tarihli dilekçemde yazılı ihtirâzi kayıtla” cümlesini yazarak geçici hakedişi imzalaması gereklidir.
Eğer yüklenicinin, hakediş raporunu imzalamasından tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde, hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Şartnamenin 41. maddesi hükmü gereğince de kesin hakediş raporuna az yukarıda açıklandığı üzere, şartnamenin 40. maddesindeki usuller çerçevesinde ve yüklenici tarafından dilekçe ile idareye bildirilmesi gerekir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin belirtilen hükümleri “delil sözleşmesi” niteliğindedir. Delil sözleşmesi, “kesin kanıt” niteliğinde olup, tarafları ve mahkemeyi bağlar. Hakimin, bu hususu doğrudan gözetmesi zorunludur. Hakedişlere yüklenici tarafından usulüne uygun şekilde itiraz edilmemesi veya hiç itirazda bulunulmaması hakkın düşmesi sonucunu doğurur. Somut olayda da; yüklenici davacı tarafından, ceza kesintisi yapılan hakedişe itiraz için davalıya itiraz dilekçesi verilmemiş olduğundan ve hakedişe usulünce itiraz yapılmadığından hakedişin kapsamı kesinleşmiştir. Bu hukuksal sebeplerle; mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.