YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2867
KARAR NO : 2011/2975
KARAR TARİHİ : 17.05.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vâki itiraz üzerine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40’dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatının ödetilmesi istenmiş, mahkemece kısmen kabule dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında statik betonarme projesi yapımı konusunda sözlü anlaşma yapılarak eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu çekişmesiz olup davacı yüklenici; davalı ise iş sahibi sıfatlarını taşımaktadır.
Yargılama sırasında mimar bilirkişiden alınan raporda, davacı yanca çizilen betonarme projelerinin bedelinin bu konuya ilişkin faturaların düzenlendiği 28.12.2007 tarihi itibariyle ve…’nın tavsiye niteliğindeki fiyatlarına göre KDV dahil 58.764,04 TL olduğu bildirilmiş, mahkemece de anılan rapor hükme esas alınarak sonuca gidilmiştir.
Oysa taraflar dava konusu iş hakkında yazılı bir sözleşme düzenlememişler, keza yapılacak iş karşılığında yükleniciye ödenecek bedel hakkında da herhangi bir uzlaşmaya varamamışlardır. Tarafların işin bedelinin tespiti için…’nca tavsiye edilen fiyatların uygulanması hususunda dahi herhangi bir mutabakatları bulunmamaktadır. Bu nedenle bilirkişi tarafından… fiyatları üzerinden hesap yapılması doğru olmadığı gibi işlerin 2006 yılında gerçekleştirilmesine, nitekim projelere…’nca 04.08.2006 tarihinde onay verildiğinin anlaşılmasına göre iş bedelinin 2006 yılı yerine 2007 yılı fiyatlarıyla hesaplanması da hatalı bulunmuştur.
Bunun yanında davaya mesnet teşkil eden icra takibinde 69.133,77 TL asıl alacak ve 11.534,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 80.668,69 TL’nin tahsili istenmişse de itiraz üzerine açılan eldeki davada sadece asıl alacağa yönelik itirazın iptâli talep edilmiş olduğu gözden kaçırılarak işlemiş faize yönelik itirazın da kısmen iptâline karar verilmesi HUMK’nın 74. maddesine aykırı olmuştur.
Kabule göre ise reddedilen istek miktarı esas alınarak yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına nispî vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekâlet ücreti tayini de yerinde görülmemiştir.
Şu halde mahkemece yapılacak iş; statik hesap konusunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişiden rapor alınarak davacı yanca çizilen projelerin 2006 yılı serbest piyasa rayiçleri üzerinden bedelinin hesaplattırılması ve takipte istem konusu yapılan işlemiş faize yönelik itirazın iptâli talebi olmadığı nazara alınarak belirlenecek iş bedeli üzerinden bir hükme varılması, kabul ve red oranlarına göre de taraflar yararına vekâlet ücreti takdir edilmesinden ibarettir.
Değinilen hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 17.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.