YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1110
KARAR NO : 2011/1842
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.06.2009 gününde verilen dilekçe ile ve birleşen dosyada tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava ve birleşen dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmü davalı … vekili temyiz etmiştir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/56 esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasında almış oldukları yetkiye istinaden bu davayı açtıklarını belirtmiş, ancak yargılama sırasında dosya içerisine yetki belgesini sunamamış olduğundan Dairemizin 16.12.2010 günlü ve 2010/13382 Esas, 2010/14115 Karar sayılı geri çevirme kararında adı geçen yetki belgesinin dosyaya ibrazı istenmiştir. Mahkemece 19.01.2011 gününde dosya içerisine alınan Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesinin 01.04.2008 günlü ve 2004/56 esas sayılı “yetki belgesi” başlıklı belgesinde “mahkememizin 2004/56 esas sayılı dava dosyasında davalı muris …’ın mirasçılarını gösterir veraset belgesinin alınması için gereken veraset davasını açmaya davacı vekili Av…. ve Av…. yetkili kılınmıştır” ibaresi yer almaktadır. Buna göre dosyaya sunulan yetki belgesinin ancak veraset davası açma hakkı sağlayacağı, yetki belgesinin tapu kaydında isim tashihi davası açmak bakımından davacıya yetki vermeyeceği, bir başka deyişle yetki belgesinin kapsamının genişletilemeyeceği sabittir. Diğer yandan, davacının tapu kayıtlarında tashih istediği “Mazhar oğlu 1977 doğumlu…ile … oğlu 1969 doğumlu … dosya içerisindeki nüfus kayıtlarına göre halen sağ olup, onlar adına yetki belgesi olmaksızın davacının dava açma hakkı bulunmadığından davanın aktif dava ehliyeti yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; tapu kaydında isim tashihi davalarında Tapu Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama harç ve giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerektiği halde yargılama harcının davalıya yüklenmesi ve davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi de isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.