Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/5963 E. 2012/5954 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5963
KARAR NO : 2012/5954
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenicinin 25.09.2007 tarihli teklif yazısı sözleşme şeklinde kaleme alınmış ise de, davalı iş sahibinin imzasını taşımadığından sözleşme değil icap (teklif) niteliğindedir. Bu teklif ve davalı iş sahibinin 13.11.2007 günlü sipariş bildirimi ile yanlar arasında iki adet döner fırın ring ve ringaltı mantosu ile üç adet döner fırın galesinin yapılması konusunda KDV hariç 811.000,00 TL bedelle akdî ilişki kurulduğu anlaşılmaktadır. Yanlar arasında iş bedelinin 145.140,00 TL’si dışında kalan kısmının ödendiği konusunda ihtilâf yoktur. Uyuşmazlık, davacı yüklenicinin 145.140,00 TL’yi istemekte haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Az yukarıda açıklandığı gibi davacının, davalının siparişi ile oluşan eser sözleşmesi ilişkisinde, davacı yüklenici tarafından yapılıp teslim edilen sözleşme konusu malların bedeliyle ilgili yapılan yazışmalar sonucunda yüklenici 19.10.1999 gün KDM-3/235 sayılı faks yazısı ve 09.12.2009 tarih 10248 yevmiye nolu ihtarnamesinin 1. madde 3. fıkrasında belirttiği gibi 123.000,00 TL + KDV olmak üzere toplam 145.140,00 TL bedelde tenzilat yapılacağını kabul etmiştir. Davalı iş sahibince 145.140,00 TL’lik iade faturası düzenlenerek davacı yükleniciye gönderilmiş, davacı yüklenici tarafından 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 23/II. maddesi gereğince 8 gün içinde itiraz edilmeksizin içeriği kesinleşmiştir. Davacı yanca, sözkonusu yazılarda açıkladığı bedelde indirimi kabul konusundaki iradesinin 818 Sayılı BK’nın 27 ve 28. maddelerine göre hile ve hata sonucu oluşturulduğu ileri sürülmüş ise de bu iddia kanıtlanamamıştır.
Bu durumda hata ve hile iddiasının kanıtlanamadığı, davalının daha önceki sözleşme nedeniyle davacı tarafından davalıya teslim edilen malzemeler için dava dışı sigorta şirketinden tahsil ettiği hasar bedelini davacıya bildirmemiş olması, sigortadan yapılan tahsilatların davanın dayanağı olan sözleşmeyle ilgisinin bulunmaması sebebiyle davalının hilesi ve davacının hataya düşürülmesi şeklinde nitelendirilemeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerine yanlış değerlendirme sonucu kabulü doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 02.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.