YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/485
KARAR NO : 2012/5262
KARAR TARİHİ : 10.07.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, sözlü anlaşma uyarınca 2006/2007 yılları içerisinde malzemesi davalıya ait olmak üzere davalının kiraladığı üç ayrı bloktan oluşan binaların demir, doğrama, çelik çatı, oluk vs. işlerini yaptığı halde bedeli ödenmediğinden davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı zamanaşımı itirazında bulunmuş, akdî ilişkinin kurulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, akdî ilişkinin varlığı davacı tarafından usulen kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz olunmuştur.
Kural olarak arsa payı devrini içermeyen eser sözleşmelerinin yazılı olarak düzenlenmesi zorunlu değildir. Kuşkusuz yazılı biçim, ispat kolaylığı sağlar. Eldeki davada sözlü anlaşma yapıldığı hususunda, faturalar, delil tesbiti ve tanık anlatımlarına dayanılmıştır. HUMK’nın 289. maddesi hükmünce davalının açık onayı bulunmadığından tanık anlatımına itibar olunamaz ise de davalının mimarı olarak çalışanı bulunan … imzalı 01.01.2006 ila 30.06.2007 tarihleri arasında davacı tarafından yapılan işlerin listesi başlıklı belgeler dosyaya sunulmuştur. Davalı da 22.03.2011 tarihli dilekçesinde adı geçen mimarın şirketlerinde çalıştığını, ancak belgede geçen tarihlerde çalışmadığından sonradan düzenlenmiş olabileceğini, çalışma döneminin SGK kayıtlarıyla sabit olduğunu, eldeki davanın dayanağı işlerden önce davacının yapmış olduğu imalât bedelinin ödendiği konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını bildirmiştir. Bu dilekçede davalı, Yasemin Kıcıman Aras’ın şirket çalışanı olduğunu kabul etmekte ancak belgenin sonradan düzenlendiğinden bahisle itiraz etmektedir. Yine taraflar arasında daha önce başlayan sözleşme ilişkisinin varlığı da çekişmesizdir. Bu durumda anılan belgenin mahkemece BK’nın 32 ve 38. madde hükümlerince değerlendirilmesi gerekir.
O halde yapılması gereken iş, yukarıda sözü edilen belgelerde düzenleyen olarak imzası bulunan Yasemin Kıcıman Aras’ı HMK’nın 169 ve devamı maddeleri uyarınca isticvap etmek, imzanın ve içeriğinin kabul edilmesi durumunda, BK 366. maddeye göre uzman bilirkişilere imalâtın gerçekleştiği 2006-2007 piyasa fiyatlarıyla bedelini hesaplatıp hüküm altına almak, imzanın inkârı halinde şimdiki gibi davanın reddine karar vermekten ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.