Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/17744 E. 2011/6807 K. 27.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17744
KARAR NO : 2011/6807
KARAR TARİHİ : 27.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, 25.05.2006 tarihli sözleşme ile davalıdan daire satın aldığını, dairenin 16 ay sonra 25.09.2007 tarihinde teslim edilmesi gerekmesine rağmen halen teslim edilmediğini,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6585,00 TL kira kaybı alacağının faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,konutların teslimi geciktiği için davacının taksit ödemelerinin teslimi takip eden aya kadar durdurularak mevcut borçlara borç bakiyesi sabit tutularak dönemsel artışların uygulanmadığını,davacının da buna zımni rıza gösterdiğini,taksit ödemelerini durdurduğunu ,davacının zararının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, , davalının teslimde gecikmesi nedeniyle borç miktarını sabit tutarak ödemeleri konut teslim sonrasına ertelemesi sonucunda davacının da ödemeleri durdurduğu, davacının zararının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 25.05.2006 tarihli sözleşmede teslim süresinin 16 ay olarak kararlaştırıldığı ve bu kararlaştırma uyarınca dairenin 25.09.2007 tarihinde teslim edilmesi gerekmesine rağmen teslim edilmediği taraflar arasında ihtilafsızdır. Uyuşmazlık konusu husus 25.09.2007-09.02.2009 tarihleri arasındaki gecikilen süre için davacının kira kaybı nedeniyle tazminat isteyip isteyemeyeceği hususudur. Davalı, davacının taksit ödemelerinin dairenin teslimindeki gecikmeye paralel olarak teslim sonrasına erteleyip durdurulduğunu iddia ederek 2010/17744-2011/6807
davacının bu nedenle kira tazminatı isteyemeyeceğini savunmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, davalının, davacının taksit ödemelerini teslim sonrasına ertelemesi kendi tasarrufu olup, taksit ödemesinin ertelenmesi nedeniyle davacıya kira tazminatının ödenmeyeceğine dair bir kararlaştırma olduğu iddia ve ispat edilememiştir. Davalının kendi tasarrufi işlemi sözleşmedeki yüklendiği edimi ortadan kaldıracak nitelikte değildir. Zamanında teslim edilmeyen daire nedeniyle davacının kira kaybının oluştuğu da izahtan vareste olup, davalı davacının bu zararını gidermekle yükümlüdür. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 27.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.