YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3225
KARAR NO : 2011/3018
KARAR TARİHİ : 18.05.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı iş sahibi şirketin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 400,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 18.05.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
-KARŞI OY YAZISI-
Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nda yer almaktadır. Anılan Yasa’nın 229. maddesinde “… satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya iş yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır” şeklinde tanımı yapılmaktadır. 27.06.2003 tarih, 2001/1 Esas ve 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ise …, şu şekilde tarif edilmektedir. “…, ticari satışlarda satıcı taraf ından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren bir hesap pusulası olup ticari bir belge niteliğindedir”
“Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesi faturada en az bulunması gereken bilgileri; 231. maddesi hükmü, faturanın düzenlenmesinde uyulması gereken kaideleri; 232. maddesi … kullanmanın zorunlu olduğu durumları düzenlemektedir. Türk Ticaret Kanunu’nun 23. maddesinin birinci fıkrasında; “Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imâl etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden diğer taraf kendisine bir … verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” denilmekte, ikinci fıkrasında da; “Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır” hükmü yer almaktadır.
27.06.2003 tarihli, 2001/1 Esas ve 2003/1 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere; … düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında inkâr edilmeyen akdî bir ilişkinin bulunması ve yasal delillerle akdî ilişkinin bulunduğunun kanıtlanmış olması zorunludur. …, sözleşmenin yapılması ile igili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, … ve benzeri sözleşmenin ifası ile ilgili bir belgedir. Türk Ticaret Kanunu’nun 23. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, gönderilen faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmaması halinde … içeriğinin kabul edilmiş sayılması için, faturayı düzenleyen kişinin aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ticari işletmesi gereği olarak mal satmış, imâl etmiş ya da iş görmüş bir tacir olması gerekir. Anılan yasa hükmü ile, faturanın tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle kapsamında sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına … düzenlenenin aleyhine, bir karine getirilmiştir. Sözü edilen karine, aksi ispat edilebilen “adi” karinedir.
Sözleşmenin ifası aşamasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu’nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın kapsamından söz edilmektedir.
Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu’nda yer almaktadır. Anılan Yasanın 230. maddesinde, faturada bulunması gereken ZORUNLU UNSURLAR BEŞ MADDE HALİNDE gösterilmiştir. Bu zorunlu unsurlar, aynı zamanda, faturada olağan içeriğin ne olduğunu ortaya koymaktadır. … sözleşmenin ifası aşamasıyla ilgili olduğundan TTK’nın 23/2. maddesine göre süresinde itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan … içeriği ancak sözleşmenin ifasıyla ilgili olarak faturada yer alması OLAĞAN SAYILAN MALIN CİNSİ veya YAPILAN İŞİN ADEDİ, TÜRÜ, BEDELİ gibi hususlara ilişkin olabilir. Malın ya da … teslimi kaydı faturada yer almaz. Faturanın düzenlenmesinde uyulması gereken kaideleri düzenleyen Vergi Usul Kanunu’nun 231. maddesi hükmünde ise faturada bulunması gereken zorunlu unsurlar yer almaz. 04.12.1985 gün ve 3239 sayılı Kanunla değişik VUK’nın 231/5. maddesi faturanın, … veya malın TESLİMİNDEN ya da hizmetin yapıldığı tarihten itibaren en çok ON GÜN İÇİNDE düzenlenmesi gerektiği, bu süre içersinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükümünü taşımaktadır. Bu yasal nedenle … sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen … süresinde düzenlenmemiş ise, hiç düzenlenmemiş sayılır ve dolayısıyla geçerli bir faturadan da söz edilemez. … sözleşmesinin konusu olan imalâtın TAMAMLANMASI halinde, yüklenici tarafından … düzenlenmesi gerekir; buna ilişkin değişik bir düzenleme sözleşmede kararlaştırılabilir. Örneğin, … tamamlanmadan, ara hakedişlerle bedelin kısmen ödenebileceği ve bunun için … düzenleneceği, sözleşmenin taraflarınca kararlaştırılabilir. Dairemizin yerleşen uygulaması da bu yöndedir. Örneğin, Dairemizin 10.12.1990 tarih, 1990/2197 Esas ve 1990/5383 Karar sayılı ilâmında, “inşaatın bir bütün olduğu ve tamamlandığında faturanın verilmesi gerektiği” vurgulanmıştır.
… sözleşmesinin konusu olan … TESLİMİ, … sözleşmesinin hükümlerine göre yüklenici tarafından imâl olunan …, … sahibine veya onun yetkilendirdiği kişiye usulünce verilmesi veya tamamlanmış olarak yararlanmaya hazır halde olduğunun bildirilmesidir. … yüklenici tarafından teslimi, onun Borçlar Kanunu’nun 356. maddesi hükmü gereğince, … sahibine olan “özen borcu” gereğidir. … teslimi “maddi olay” niteliğinde olduğundan her türlü yasal delille kanıtlanabilir. Teslimin yapılmış sayılması, sözleşmede kararlaştırılan bütün işlerin bitirilmiş ve icra edilmiş olması anlamına geldiği, hünüz tamamlanmamış bir … teslim edilmesi ve teslim alınmasından söz edilemeyecegi, gerek Yargıtay, gerekse İsviçre Fedaral Mahkemesi kararlarıyla benimsenmiş bir olgudur (Yargıtay H.G.K. 13.06.1979 gün, E:1977/1270, K: 1979/824; Y.15.HD. 17.11.1976 gün ve 76/830-3860 sayılı kararı). Buna göre, bir … tamamlanmış olması, … objektif ölçüler içinde amaca uygun olarak kullanılabilir durumda olduğunun saptanmasıyla mümkündür (Y.15.HD. 09.04.1987 tarih, E:1987/2168 ve K:1987/1543 sayılı kararı)
TTK’nın 23/2 maddesi gereğince süresinde itiraz olunmaması sonucu; faturada yer alması olağan sayılan … cinsi, adedi, türü ve bedeli gibi hususların kesinleşmesi sebebiyle ve bu kapsamda yüklenici tarafından … bedelinin istenebilmesi için: a)Yanlar arasında kurulduğu ileri sürülen akdî ilişkinin yüklenici tarafından yasal delillerle kanıtlanmış olması, b)… tüm bedeli isteniyorsa tümünün; sözleşme gereğince kısmi bedel isteniyorsa o kısmının tamamlanmış olarak … sahibine teslim edilmiş olduğunun her türlü yasal delillerle ispatlanması, c)… sahibinin de, kendisine tebliğ olunan faturaya karşı TTK’nın 23/2. maddesinde öngörülen sekiz günlük süresi içinde itirazda bulunmaması koşullarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Nitekim Dairemizin yerleşen uygulaması da bu yöndedir. (örneğin; Y.15.H.D 31.10.2007 tarih, E:2006/6537 ve K:2007/6823 sayılı Kararı, Yargıtay Kararlar Dergisi Ağustos 2008/-sayfa 1568)
Tacirlerin tutmak zorunda oldukları defterlerin bir kısmının ad ve nitelikleri Türk Ticaret Kanunu’nda açıklanmıştır. TTK’nın 66. maddesinin 1 ilâ 3. bentlerinde yazılı defterler bütün tacirlerin tutmak zorunda oldukları defterlerdir. Bunların dışında kalan ve işletmenin mahiyet ve öneminin gerektirdiği diğer defterlerin tutulmasının gerekip gerekmediğini bizzat tacirin belirlemesi gerekir. İhtiyari olarak tutulan bu defterlerin delil olabilmesi için TTK’nın 69/2. maddesi uyarınca ticaret sicili memurluğuna bildirilmesi zorunludur. Tutulması zorunlu olan ticari defterlerden yevmiye defterine kaydı gereken hususlar TTK’nın 70.; defteri kebire yazılması gereken hususlar 71.; envanter defterine yazılması gereken hususlar ise 72. maddelerinde gösterilmiştir. Karar defterine yazılması gereken hususlar ise TTK’nın 78. maddesinde açıklanmıştır. TTK’nın anılan hükümlerinde; …, teslim alındığının da ticari defterlere kaydının gerektiği öngörülmemiştir. Ancak, … teslimine dair ticari defterlerde kayıt olabilir.
Ticari defterlerin delil olabilme koşulları, TTK’nın 82 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, ana kural her iki tarafında ticari defter tutma zorunluluğunda olmaları ve yine incelemenin her iki tarafın defterleri üzerinde yapılması gereğidir. Tek taraflı ticari defter incelemesiyle yetinilmesi ve delil olabilme yeterliliği; ancak TTK’nın 86. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut ibraz etmezse, defterleri kanuna uygun olarak düzenlenmiş olan tacirin bir birini doğrulayan defterlerindeki kayıtlar, diğeri aleyhine delil olur. Bir diğer halde, TTK’nın 83/2. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan biri, hasmın ticari defterleri kapsamını kabul edeceğini ve sadece hasmının ticari defterlerine dayandığını açıkça beyan ederek delillerini mahkeme huzurunda bu şekilde hasreylemiş olduğunu HUMK’nın 151. maddesi uyarınca imzasıyla onaylamış olması gerekir. TTK’nın 84. maddesi gereğince de Kanuna uygun olsun veya olmasın ticari defterlerin kapsamındaki kayıtlar sahibi aleyhine delil sayılır. Ticari defterlerdeki kayıtların sahibi lehine delil sayılabilmesi koşulları ise TTK’nın 85. maddesinde açıklanmıştır.
… sözleşmelerinde, bedelin ödeme zamanı Borçlar Kanunu’nun 364. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan yasa hükmü uyarınca … bedeli yanlarca değişik bir ödeme biçimi kararlaştırılmamışsa, teslimi zamanında ödenir. … parça parça tesliminde bedelin ödenmesi kararlaştırılmışsa, her kısmın bedeli, onun teslimi zamanında ödenmek gerekir. Ancak, taraflar yazılı sözleşmede … bedelinin ödeme şeklini ve zamanını yasal düzenlemeden farklı olarak kararlaştırılmış olabilirler. Bu durumda yazılı sözleşme hükmüne aykırı olarak, … düzenleme suretiyle ödeme yapılacağından söz etmek mümkün değildir. Örneğin, ödemelerin düzenlenecek aylık hakedişlerle ödeneceğinin kararlaştırılmış olması halinde, faturanın … sahibinin ticari defterine kaydolunduğu ve süresinde itiraz olunmadığı gerekçeleriyle faturanın … sahibini bağlayıcı olduğu kabul edilemez (Y.15.HD.30.04.1992 tarih, E;1992/5163 ve 1992/2317 sayılı kararı). Çünkü, … düzenlenmiş olmasıyla yanlar arasındaki yazılı sözleşme, taraflarca tek yanlı olarak değiştirilemez (Y.15.HD. 09.06.2008 gün, E:2007/3090 ve K:2008/3800).
Faturanın içeriğine sekiz gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde; sadece, faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğar. Bu durumdan, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetinde yapılmış olduğunun kabul edildiği sonucu çıkmaz. Satıcı veya iş yapan yahut … imâl eden kimse, diğer taraf adına düzenlediği faturaya; … içeriği ile bağdaşmayan bazı koşul ve kayıtlar koymuş ise, bu kayıtlar, karşı tarafı bağlayıcı olmaz; sadece, faturanın olağan içeriğinde kabul edilen kayıtlar bağlayıcı olabilir (Y.H.G.K. 10.10.1979 gün, E: 1977/11-1317 ve K:1979/285; 14.03.1980 gün, E:1978/11-1147 ve K:1980/1418 sayılı ilâmları. Y.11. HD.’nin 05.05.2005 tarih, E:2004/7832 ve K.2005/4738; Y.19. H.D.’nin 30.11.1992 gün, E:1992/2335 ve K:1992/6296 sayılı ilâmları).
TTK’nın 23/2. maddesi hükmü, … tamamlanmış olarak veya yanlarca kararlaştırılmışsa kısım kısım tesliminden sonra düzenlenip, karşı tarafa tebliğ olunan faturalar için uygulama alanına sahiptir. Yukarıda da açıklandığı üzere … tamamlanmış olarak veya kısım kısım … sahibine teslim olunduğu, her türlü yasal delillerle ve bu kapsamda ticari defterlerin usulünce incelenmesiyle yüklenici tarafından kanıtlanabilir. Ancak sadece faturadaki “teslim” kaydı bağlayıcı değildir. Açıklanan tüm bu sebeplerle, sadece faturanın, … sahibine tebliği ve onun ticari defterlerine faturanın kaydının yapılması, … … sahibine teslimini kanıtlamaz. Aksi görüşle, yerel mahkeme kararını onayan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz. Bu gerekçelerle, karar bozulmalıdır.