Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/16690 E. 2011/5998 K. 18.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16690
KARAR NO : 2011/5998
KARAR TARİHİ : 18.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki ayıplı mal satışı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın … yönünden kabulüne, diğerk davalı yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davalılardan … tarafından, diğer davalı… İnşaat…A.Ş.’ne, toplu konut projesi kapsamında …’te inşa ettirilen A-1 Blok 11 no’lu dairenin sahibi olduğunu, dairede izalasyon eksikliği sonucunda çatlaklar ve döküntüler meydana geldiğini, tavanının su alması nedeniyle kartonpiyerin döküldüğünü, yaptırmış oldukları tespitte, hasarın giderilmesi için 8.500,00 TL masraf gerektiğinin belirlendiğini ileri sürerek, uğramış oldukları zararlar nedeniyle, 8.500,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı …, dava konusu olan daire ile birlikte, aynı yerdeki diğer tüm dairelerin kontrollerinin yapıldığını, imalat hatasından kaynaklanan herhangi bir sorunun bulunmadığını, diğer davalı ise, daireleri inşa ederek Belediyeye teslim ettiklerini, kendilerine karşı husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacı ile davalılardan… İnşaat…A.Ş. arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından adı geçen davalıya karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı Belediyeye karşı açılan davanın ise kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
2010/16690-2011/5998
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir. Somut uyuşmazlıkta ise, davalı …, ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan tüzel kişi olarak kabul edilemeyeceğinden, anılan yasada tanımlanan “satıcı” tanımına uymadığı gibi, olayda 4077 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması da mümkün değildir. Bu nedenle eldeki davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesinin değil, Asliye Hukuk Mahkemesinindir. O halde mahkemece davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmış olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bent gereğince temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2. bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 126.25 TL. temyiz harcının istek halinde davalı … Başkanlığına iadesine, 18.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.