Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2018/3412 E. 2018/3785 K. 26.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3412
KARAR NO : 2018/3785
KARAR TARİHİ : 26.09.2018

İNCELENEN KARARLA
İLGİLİ BİLGİLER
Mahkeme : İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi
Suçlar : 1-Uyuşturucu madde ithal etme
2-Uyuşturucu madde ihraç etme
3-Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : a)Mahkûmiyet;Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18.11.2016
tarihli 2015/153 esas ve 2016/166 sayılı kararı
b)İstinaf başvurusunun esastan reddi; İstanbul Bölge Adliye
Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 13.04.2017 tarihli 2017/866
esas ve 2017/733 sayılı kararı

Temyiz incelemesi, sanıklar müdafilerinin süresindeki istekleri nedeniyle sanıklar …, …, …, …, …, … ve … haklarında duruşmalı olarak, davetiye tebliğine rağmen sanık … müdafii duruşmaya gelmediğinden sanık … hakkında ve hükmedilen cezanın süresi dikkate alınarak, 5320 sayılı Kanun’un 8/1, 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve CMK’nın 299. maddeleri uyarınca sanık … hakkında duruşmasız olarak yapılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 13.04.2017 tarihli 2017/866 esas ve 2017/733 karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 286/1. maddesinde belirtilen kararlardan olduğu, kararın sanıklar müdafilerince aynı Kanun’un 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşıldığından;
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Sanıklar …, …, … ve … haklarındaki hükümlerin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler dikkate alınarak, CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile temyiz dilekçesinde;
Sanık … müdafiinin; “etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ceza uygulamasında alt sınırdan uzaklaşılmasının ve TCK’nın 188/5. maddesi uygulanarak sanığa fazla ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğunu”
Sanık … müdafiini; “sanık hakkında TCK’nın 39. maddesinin uygulanması gerektiğini, suçun nitelendirilmesinde hataya düşüldüğünü, uyuşturucu madde ihraç etmeye teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğini, 1-B nolu hüküm bendinde suç örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği halde sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu”
Sanık … müdafiinin; “tutanak tanıkları tarafından doğrulanmayan fiziki takip tutanağının delil niteliğini taşımadığını, sanık …’ın atfı cürüm niteliğindeki beyanlarının hükme esas alınamayacağını”
Sanık … müdafiinin; “kararın eksik araştırma ve delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu verildiğini, güvenlik kamerası görüntülerinin netleştirilmesi taleplerinin yerine getirilmediğini” ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirtmeleri karşısında, temyiz istemlerinin CMK’nın 294/2. maddesi kapsamında olduğu ve hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlere ilişkin “istinaf başvurularının esastan reddine” dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz isteklerinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza süresine göre sanık … hakkındaki salıverilme isteminin reddine,
2-Sanıklar …, …, … ve … haklarındaki hükümlerin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler dikkate alınarak, CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile temyiz dilekçesinde;
Sanık … müdafiinin; “sanık hakkında TCK’nın 43. ve 188/5. maddelerinin uygulanmaması gerektiğini ve kabule göre de TCK’nın 39. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini”
Sanık … müdafiinin; “sanık hakkında TCK 192/3. maddesinin uygulanması gerektiğini ve sanığa verilen cezanın fazla olduğunu”
Sanık … müdafiinin; “sanık hakkında TCK’nın 192. maddesinin ve TCK’nın 39. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğunu ve kararın gerekçesinde alt sınırdan cezalandırılması gerektiği belirtildiği halde cezanın 13 yıldan başlatılarak gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığını”
Sanık … müdafiinin; “sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinin uygulanması gerektiğini, olayda kışkırtıcı ajan kullanıldığını, sanık hakkında CMK’nın 116 ve 117. maddelerine göre adli arama kararı alınmadan hukuka aykırı elde edilen delillerle hüküm kurulduğunu, soruşturmanın başlangıcında Türkçe’ye tam vakıf olmayan sanığın tercüman bilirkişi olmaksızın savunmasının alındığını” ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirtmeleri karşısında, temyiz istemlerinin CMK’nın 294/2. maddesi kapsamında olduğu ve hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
1- TCK’nın 188/5. maddesinin uygulanabilmesi için TCK’nın 188/3. maddesinde öngörülen “satan, satın alan, nakleden, …” şeklindeki seçimlik hareketlerden birinin üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi ve müşterek faillerin “aynı yönde” hareket etmeleri gerektiği, somut olayda;
28.12.2014 tarihli eylemde; dava dışı ve henüz haklarında hüküm verilmemiş olan sanıklar… ve …, 07.01.2015 tarihli eylemde; dava dışı ve henüz haklarında hüküm verilmemiş olan sanıklar…, … ve …, 15.02.2015 tarihli eylemde; dava dışı ve henüz hakkında hüküm verilmemiş olan sanık … hakkında açılan davaların işbu dava ile birleştirilerek, TCK’nın 188/5. maddesinde tanımlanan seçimlik hareketlerden birinin üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve TCK’nın 188/5. maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu sanıklar …, …, … ve …’un cezalarının TCK’nın 188. maddesinin 5. fıkrası gereğince artırılması,
2-Sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken TCK’nın 188/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları ile duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde olduğundan CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; tutuklama koşullarında değişiklik olmamasına, tutuklulukta geçen sürelere ve bozma nedenine göre sanıklar hakkındaki salıverilme istemlerinin reddine, 26.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TEFHİM TUTANAĞI: 26.09.2018 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …..’in katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Av. …, sanık … müdafii Av. …, sanık … müdafii Av. …, sanık … müdafii Av. …, sanık … müdafii Av. …’ müdafilerinin yokluğunda ve sanık … müdafii Av. … tarafından yetkilendirilen Av. …..’in yüzüne karşı 04.10.2018 tarihinde, açık olarak okunup anlatıldı.